Tarihin Yapraklarında Unutulmuş Çiçekler

Şahin Kaygun karşılıyor beni, yaprakları sararmış 1977 yılının Aralık ayına ait “Yeni Fotoğraf” dergisinin sayfalarında. Üstelik tek başına da değil, bir arka sayfada Onat Kutlar.

Kaygun, Selim İleri Koleksiyonu’ndan fotoğraflar için yazmış “Sonbahar” yazısını. Sevgili Onat için ise bu eski fotoğraflar; “Tarihin Yapraklarında Unutulmuş Çiçekler”

Onat Kutlar bu yazısında her ne kadar; “Unutmayalım defterlerimizin arasından çıkan bu kurutulmuş eski çiçekler, gene de eski birer çiçektirler. Ve sayısız ayrık otunun arasında, toprağın karanlığında kendine bir yol bularak açan bir erkenci yaban çiçeklerinin güzelliğini kim yadsıyabilir.” dese de, sararmış bu fotoğraflar ile birlikte Şahin Kaygun ve Onat Kutlar unutuluşun kolay ülkesinde olmanın derin hüznüne sürüklüyor beni. Ve Kutlar’ın sözleri çınlamaya başlıyor kulaklarımda.

“Şimdi sessiz duruyoruz kıyısında bir düşüncenin/Unutmamak için./Çünkü unutuşun kolay ülkesindeyiz./Ölü balıklar geçiyor kırışık bir deniz sofrasından/Ve ellerinde fenerlerle benim arkadaşlarım/Durmadan düşünüyorum/Ne kadar çok öldük yaşamak için...”

Karanlığın içinde kaybolup giden zamanı yeniden geri getiren bu eski fotoğraflar hep hüzünlümü bakacaklar bizlere? Şahin Kaygun’un dediği gibi; “Her dönemin tek görsel tanıkları fotoğraflar, daha da solacaklar, daha da hüzünlü bakacaklar korkarım.” Oysa bu fotoğraflar bir kenarda unutulmuş olsa da ölümsüz anlardır. Ve ne yazık ki yavaş yavaş yitip gitmektedir.

Acının etkisini üstümüzden atmanın bir çok yolu var. Unutmak da bunlardan biri. Ancak, eski fotoğraflar gün gelip kimliksiz, sadece bir bakış olarak çıkınca karşımıza belleklerdeki yok olup giden görüntüler de yavaş yavaş yeniden uyanmaya başlayacaktır. Ve bir çığlık kaplayacaktır içimizi. Onlar bugün belki kimliksiz ama insan dünyasının geçmişini taşımaktadır bizler için bir köprü misali.

Bir sessizliğe gömüldü zaman
Onca yaşanmışlık ve kurulan yeni düşlere inat…

“Akşamüstü oturdum yol kıyısına/Düşündüm/Ne kalacak bizden geriye/Balkan yaylasından ve bozkırlardan/Kafdağlarına giden şu bulut/Sonsuz mevsimlerle esmerleşen/Şu toprak ve derin çınar ağacı/Biz yokken de vardı. …”

41 yıla sığdırılan “Eski Zaman Denizleri” ile Marmara Otelinden gelen ateşmiş meğer bir hasret gömleği giydiren bizlere.

Evet sevgili Onat, senin de sorduğun gibi ne kalacak bizlerden geriye tarihin yapraklarında unutulmuş çiçeklerden başka?

Füsun Demiray/2013

Facebookta Paylaş
 

Yorumlar 

 
#1 ibrahim akdoğan 10-05-2013 14:54
teşekkürler füsün hanım..eline sağlık
Alıntı
 

Yorum ekle

Güvenlik kodu
Yenile

Makaleler


Angora Sanat
ANGORA SANAT Türkiye'nin Kültür, Sanat ve Yaşam Portalı - Tüm Hakları Saklıdır © 2012
Web Tasarım Web Hosting Ankara : GLOBALNET