Ümit Sarıaslan/Süzgeç Su Müzesi: Bir Kent Düşü Nerden Nereye Ya da Düş Nasıl Suya Düştü(2)


A n g o r a’da başlıktaki konuya ilişkin bir önceki yazımda, 7 Haziran 2009’da ASKİ Su Süzgeci ve çevresinin müzeleştirilmesi “düş”ümü paylaşmak üzere Oktay Ekinci’ye yazdığım mektubu yayımlamıştım. Tabii öyküsüyle birlikte. Daha sonra aynı mektubu geliştirip güncelleyerek değişik tarihlerde değişik kişi ve kurumlara da iletecektim. Ankara Üniversitesi ve ASKİ de içindeydi bu ad ve adreslerin…

Amacım ve umudum, Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dekanlık yapısı karşısındaki tepecikte konuşlanan Süzgeç’in, bu ilkliği ve özgünlüğüyle paha biçilmez yapı ve yerleşkenin geleceğe aktarılmasını güvenceye alabilmek için bir kamuoyu oluşturmaktı. Yanısıra bu düş, düşünceden gerçeğe çıkar da başarılırsa Başkent’e yeni bir kültür, eğitim ve yaşam alanının kazandırılması beklentisiydi bizi yedip yönlendiren…

Söylediğim gibi bu mektubu ilgili oda ve meslek kuruluşlarının Ankara şubeleriyle, aynı alanda emek harcayan kimi gazeteci ve yazara, doğallıkla Ankara Üniversitesi Rektörlüğü’ne, A.Ü. Ziraat Fakültesi Dekanlığı’na da bir yazı ekinde ilettim. O yaz içinde, Ankara Radyosu’nda Sayın Barbaros Gürçay’ın konuğu olarak katıldığım bir programda da bu düş-düşüncemi ana çizgileriyle anlatmıştım. A.Ü. Rektörlüğü’nden gelen yazı ve eklerini okuyunca görüp-kavradım ki, bu düş-düşünce, tasarımdan uygulamaya geçirilmek için bir önadım, ilk girişim beklemektedir.

A.Ü. Ziraat Fakültesi, Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü’nün değerlendirme ve önerilerini içeren ayrıntılı yazısıyla, Toprak Bölümü Öğretim Üyesi Sayın Prof. Dr. İlhami Ünver’in doyurucu içeriği ve ilgilisine umut aşılayan yazısını (her iki yazı da Ek’te) okuyunca doğru bir yol başında bulunduğumu(zu) bir kez daha görmüştüm. Konu artık kurumsal bir tasarım olmak noktasına evrilmiş durumdaydı. İş belliydi, işin adresi belliydi!

O gün öyle umutla düşünmüştüm: Ankara Üniversitesi (A.Ü. Ziraat Fakültesi) gibi Ankara Belediyesi de sözkonusu işe sahip çıkar da destek olursa ki beklentimiz bu yöndedir; bundan kazançlı çıkacak olan başta Ankara’mız, sonra tarih ve toplum, diye yazmıştım bir yazıda. Dahası, başarı sağlanır ve sonuca ulaşılırsa, Doğan Kuban’ın çağdaş toplum olmanın temel ölçütlerinden biri ve başlıcası saydığı “korumayı kurumlaştırma” konusunda, Ankara’ya geç de olsa seçkin bir örnek kazandırılmış olacaktı… Bu bağlamda, Başkent’in ilk su arıtma kuruluşu olan SÜZGEÇ (Filtre Tesisleri) ve çevresinin müzeleştirilmesi tasarımının ardında duran başta A.Ü. Rektörlüğü, A.Ü. Ziraat Fakültesi ve konuya destek olacak diğer ilgili kişi ve kuruluşların katkısı alınarak işe başlanılmasında daha çok geç kalınmamalıydı…

İsmet Paşa (İnönü), Ankara’nın su gereksinmesini karşılamak için Ağustos 1929’da temeli atılan, 3 Kasım 1936’da açılışı yapılan Çubuk Barajı ve Filtre Tesisleri’nin açılış töreninde yaptığı konuşmada “Bu eseri vücuda getirmek için çalışanların tümünü Türk Milleti su gibi aziz tanıyacaktır.” Demişti. Süzgeç Su Müzesi düşü de (alanın uzmanları Süzgeç için, tasarlanan yeni işlevi yanında, gerçek işleviyle bir arıtma kuruluşu olarak yedekte tutulabilir, diyorlar) tasarımdan gerçekleşme aşamasına ulaştığında, anılan amaca ulaşmak için kurulacak imeceye emek verenlere, söyleyecek sözü değişmeyecektir bu toprağın insanlarının…

Böyle demişim aynı günlerde yazdığım bir başka yazımda. O yaz’ı (2009) ve yazı’yı bugüne, buraya bağlıyorum şimdi. Ü.S. (15 Aralık 2013).


ANKARA ÜNİVERSİTESİ ZİRAAT FAKÜLTESİ’nin
Konuya İlişkin Değerlendirmeleri

A.Ü. Z. F. Toprak Bölümü adına
Öğretim Üyesi, Sayın Prof. Dr. İlhami Ünver’in görüş ve değerlendirmesi

Bölüm Başkanlığına,

İlgi: Dekanlık Makamının 9.7.09 gün ve 4227 sayılı yazısı. İlgideki yazıda, Fakültemiz ana yerleşkesinin karşısındaki "Süzgeç" alanının müze amacıyla değerlendirilebilmesi konusundaki görüşümüz istenmektedir.

Öteden beri "Dışkapı Su Süzgeci" olarak anılan yapı, Cumhuriyet’in ilk arıtma tesisi olup, eldeki sınırlı bilgilere göre 1938 yılından beri, Çubuk 1 Barajı’ndan gelen suyun Başkente dağıtılmadan önce arıtılmasını sağlıyordu. Çubuk 1 Barajı’nın dolup, içme-kullanma suyu sağlayıcı özelliğini yitirmesi üzerine, bir süre de Çubuk 2 Barajı’nın sularının arıtılmasında yararlanılmış; ancak, enerji giderinin yüksek olması nedeniyle, Pursaklar'da yeni bir arıtma tesisi yapıldıktan sonra, 1990'lı yıllarda kullanımdan çıkarılmıştır.

Kullanılmayan tesisin kuzeyinde, Ankara'nın, İvedik Arıtma Tesisleri, depo, pompa vb içme suyu dağıtım düğüm noktaları, çeşitli semtlerdeki ticari işletmeler ve evler, bulaşma olasılık ve ihbarları vb. tüm suların fiziksel, kimyasal ve biyolojik analizlerini yapan ASKİ Merkez Laboratuarları ile bir de "askeri inzibat karakolu" yer almaktadır. Bu yapılar, Mehmet Memişoğlu İlköğretim Okulu ile birlikte, yerleşkenin Samsun-Konya anayolu ile bağlantısını kesmektedir. Batı taraftaki Yeni Ziraat Mahallesi ile aralarında bir asfalt yol bulunmaktadır. Güneyinde Belediye lojmanları ile Keçiören Metrosu Dışkapı İstasyonu inşaatı yer alır. Fakülteye bakan doğu cephesi, Keçiören yoludur.

Tesisin içinde, küçüklü büyüklü ama katsız çok sayıda yapı bulunmaktadır. Bunlardan biri lojman olarak kullanılmakta, bir kulübe "doğal arıza ekibi"nce kullanılmakta, caddeye bakan eski yönetim binası ise, bir arayolla oraya bağlanan merkez laboratuarlarına mutfak ve yemekhane olarak hizmet vermektedir. Diğer binalar boş ve bakımsız durumdadır. Alanın çevresi kapalı olmakla birlikte, metro istasyonu yapımından dolayı güneyinden bir yaya koridoru oluşturulmuş, bir de çalışanların yemekhaneye geçiş olanağı sağlanmıştır. İstasyon bitirildiğinde, yerleşke sınırlarının dışından bir yaya geçişi sağlanması, alanın bütünlüğünü bozmayacaktır. Yerleşkenin içindeki yollar bakımsız ise de açıktır ve çok yıllık bitkiler sağlıklı
durumdadır.

Topografik konumu, Fakültemizin ana yerleşkesinde olduğu gibi, Kâzım Karabekir Caddesi ni ve ileride yapılacak olan metroyu kuşbakışı görecek biçimde, çevreden birkaç metre yüksektedir. Caddedeki iki otobüs durağını birbirine bağlayan üst geçit her iki tarafa doğru uzatılırsa, Fakülte ile arasında doğrudan bağlantı kurulabilir.

Arıtma tesisindeki, süzme, ön klorlama, çökeltme ve durultma, kum havuzu, klorlama, su deposu, iletim sistemleri gibi alt yapılar (şu andaki kullanılabilirlikleri bilinmese de), tesisin eskiliği yanında, günümüz arıtma teknolojisiyle bağdaşmaktadır. Eskiden idare binasında yer alan analiz laboratuarlarının da, taşınmış olmasına karşın altyapılarının korunmuş olması beklenebilir. Kısacası, oradaki arıtma altyapısının, önemsenmeyecek bir iki eksik dışında, İvedik Arıtma Tesisleri’nden farkı yoktur.

Özetle tesis, ilgideki yazı ekinde belirtildiği üzere, eşsiz bir kültür mirası niteliğinde olup, yıllardır başka bir amaçla kullanılmamış olması, değerlendirilmesi için fırsat yaratmaktadır. Küçük çaba ve yatırımlar ile "Dışkapı Süzgeci" olarak bilinen terk edilmiş bu yerleşkenin, aynı konuda büyük eksikliği duyulan bir eğitim, kültür ve sosyal yaşam kompleksine dönüştürülmesinin sağlanabileceği düşünülmektedir.

Gerekli çevre düzenlemelerini yapabilecek altyapı, sahip olduğu "Peyzaj Mimarlığı", "Toprak" ve "Tarımsal Yapılar ve Sulama" bölümleri göz önüne alındığında, Fakültemizde bulunmaktadır. Fakülte, eğitim ve kültür hizmetlerinin yanısıra, geniş kitlelere hitap edebilecek sosyal tesisleri de en iyi biçimde işletebilecek avantajlara sahiptir. Hazırlanacak bir proje taslağında, konuya ilişkin eğitim boyutuna öncelik verileceğinin vurgulanmasının, Büyükşehir Belediyesi ile işbirliği olanaklarını artırabileceği düşünülmektedir. Öte yandan, Üniversitemiz ile bu konuda yapılacak bir işbirliğinin, Büyükşehir Belediyesi'ne büyük prestij sağlayacağı da açıktır.

Başkentin ruhunu oluşturan ve varlığını zenginleştiren bu tür kültürel varlıkların her koşul altında, korunup geliştirilmesi inancıyla ve saygıyla arz olunur.
(20 Temmuz 2009)

***

A.Ü.Z.F. Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü’nün
Süzgeç ve “Su Müzesi”ne ilişkin görüşü


“Süzgeç” şu anda kullanılmayan; ancak, Çubuk Baraj Gölü'nden gelen suların arıtılması amacıyla inşa edilmiş bir su arıtım tesisidir. İvedik İçme Suyu Arıtma Tesisi'nin devreye girmesiyle işlerliğini yitirmiştir. Aşırı düzeyde kirlenen Çubuk I Baraj Gölü içme ve su kaynağı olarak kullanılabilecek su kalitesine sahip değildi. Ancak, Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından yeni yapılan bir atıksu arıtım tesisiyle, Çubuk Barajı'na gelen kirli suların arıtılması gündeme gelmiştir. Çubuk Barajı'nda da dip sedimentini (çökeltisini) temizleme çalışmaları sürdürülmektedir. Bu çalışmalar sonucunda baraj gölünün su kalitesinde bir düzelme sağlanacaktır.

Ankara'nın gelecekteki su gereksinmesi düşünüldüğünde Çubuk Baraj Gölü'nün (I-II) temizlenerek, acil su gereksinimi olan (su gereksinmesinin arttığı durumlarda) aylarda devreye sokulması ve bu barajlardan gelen suyun eski süzgeçte arıtılması çok faydalı olacaktır. Süzgecin, yeniden, küçük bir arıtım tesisi olarak yapılandırılması ve su sıkıntısı çekilen dönemlerde sulama suyu vs. için kullanımı mantıklı bir yaklaşım olarak görünmektedir.

Süzgecin (arıtım tesisinin devrede olmadığı dönemlerde ise) eğitim amacıyla düzenlenmesi, öğrenci ile yetişkinlere gezdirilerek pilot bir tesis olarak işlevlendirilip-tanıtılması kanımızca uygun olacaktır.

Dışkapı su süzgeci, nitelikleri ve “su müzesi”:
  • Cumhuriyet tarihimizin ilk su arıtma tesisidir.
  • Cumhuriyet’in ilk yıllarında Çubuk I Barajı’ndan gelen suyun arıtılıp Ankara'ya içme suyu olarak dağıtılmasında kullanılmıştır.
  • Sonraki yıllarda Çubuk I Barajı işlevini yitirdikten sonra, bir süre Çubuk II Baraj suyunun arıtılmasında kullanılmış; ancak, 1990’lı yılların başında kullanıma kapatılmıştır.
  • Arıtma tesisindeki, süzme, ön klorlama, çökeltme ve durultma, kum havuzu, klorlama, su deposu, iletim sistemleri gibi alt yapılar kullanılmamasına karşın, günümüz arıtma teknolojisiyle bağdaşmakta ve modern arıtma tesislerinden çok fazla farkı bulunmamaktadır.
  • Tesis içinde çok sayıda bina olup, genelde durumları iyidir. Ayrıca içerisindeki yeşil alan da son derece iyi durumdadır.
Başkent’in, bu çok iyi seçilmiş bir yere sahip arıtma tesisi ve yerleşkesi, Ziraat Fakültesi ile de yakınlığından yararlanılarak, kesinlikle terk edilmişlikten kurtarılıp, hem bilimsel, hem kültürel, hem de sosyal amaçlı bir yapıya kavuşturularak etkin biçimde kullanılabilir.

Yapılışından bu yana, Başkent Ankara’nın sahip olduğu önemli yapılardan biri olan Dışkapı Su Süzgeci, eğitim amaçlı olarak, bölümümüzde okutulan, özellikle "Su Kaynaklarının Kirlenmesi", "Tarımda Atıksu ve Yönetimi", "Köy İçme Suları", "Su Kaynaklarının Yönetimi", "Sulama" ve "Rekreasyon Alanlarının Sulanması" gibi birçok dersin yürütülmesi işinde de işlev yüklenebilir. Ayrıca, Fakültemiz bünyesinde bulunan diğer bölümler için de benzer doğrultusunda değerlendirilebilir. Disiplinlerarası bir değerlendirme ve yaklaşımla ortaklaşa hazırlanacak değişik projelerle korunup geliştirilebilir. Dolayısıyla Başkentimiz, kültürel altyapısını zenginleştirecek merkez bir yapı ve düzeneğe daha kavuşmuş olur.

Diğer yandan, nicedir yazgısına terk edilen bu tesis, Fakültemiz öğrencilerinin, akademik ve idari personelinin yararlanmasına yönelik sosyal amaçlı yeni ve özgün bir kuruluş olarak da işlev yüklenebilir. Gerekli çevre düzenlemeleri yapılarak, bu amaçla kullanımı da düşünülebilir.

Sonuçta, bütün bunlar, Başkent Ankara’nın toplumsal ve kültürel varsıllık hanesine yazılacaktır.
***


Ümit Sarıaslan






Facebookta Paylaş
 

Makaleler


Angora Sanat
ANGORA SANAT Türkiye'nin Kültür, Sanat ve Yaşam Portalı - Tüm Hakları Saklıdır © 2012
Web Tasarım Web Hosting Ankara : GLOBALNET