Endülüs'ün Çocukları

Henri Cartier-BressonHenri Cartier-Bresson’un en sevdiğim fotoğraflarından biridir bu. Aslında hakkında yazmak istediğim pek çok fotoğrafçı varken daha önce hakkında yazabildiğim tek fotoğrafçıdır ayrıca Henri Cartier-Bresson.

Yatay kadraj, siyah beyaz bu fotoğrafı HCB, 1933 yılında Endülüs’te, Sevilla İspanya’da çekmiş. Fotoğraf hakkında bunu biliyoruz. Sonra fotoğrafta gördüklerimiz var. Harabenin içindeki çocuklar. Bu harabenin sağ tarafındaki deliklere her baktığımda kurşun izleri görüyorum, savaşın acımasızlığını hissediyorum. Elbette çocukların hâli, özellikle kol değnekleriyle gülerken gördüğüm çocuk etkiliyor beni. Elinde kovayla su taşıdığını düşündüğüm çocuk da savaşın yarattığı sefaleti düşündürüyor. Savaşın tüm sefaletine, gaddarlığına, acılarına rağmen hayatın devam ettiğini de bu çocuklarda görüyorum, oyunlarında, kahkahalarında. Savaşı düşündüren şey İspanya İç Savaşı hakkında yarım yamalak bildiklerim. 1931′de devrilen İspanya krallığı, ülkedeki karışıklıkların arttığını söyleyerek olağanüstü hal isteyen ve sonra askeri ayaklanmayı başlatan (tanıdık geliyor di mi?) General Francisco Franco, 1939′dan 1975′te ölünceye kadar devam ettirdiği faşist yönetimin İspanya’sı. Bu arada 1937′de bombalanan Guernica, yeni yeni ortaya çıkan cumhuriyetçi ailelerin çocuklarının devlet tarafından örgütlü olarak kaçırılıp başka ailelere verilmesi gibi lanetlenen olaylar silsilesi… Tüm bunlar ve yazmadığım, bilmediğim ama hissettiğim daha pek çok şey bu fotoğraftaki her şeye anlamlar yüklüyor.

Tüm bu yazdıklarıma studium dersek, punctum neresindedir bunun Barthes? İlk bakışta yıkık dökük yapı ve içindeki çocukların oyun oynaması, neşeleri dikkati çekiyor. Bu ikisi arasındaki tezat. Kol değnekleriyle gördüğümüz en öndeki çocuk başrolde gibi duruyor. Belki arkada katıla katıla gülen çocuk ya da elinde su kovası olan çocuk (ya da hasır bir sepet mi?) belki. Fotoğrafa uzun uzun baktıktan sonra benim için punctum’un en sağda duran çocuğun bakışı olduğunu biliyorum artık. Her baktığımda delip geçiyor beni o çocuğun bakışı, gözüm mütemadiyen o bakışa kilitleniyor.

Studium nedir, punctum nedir diye sorabilirsiniz. Tavsiyem Roland Barthes’in Camera Lucida adlı kitabını okumanız. Studium için fotoğrafın bilgisi, punctum için ise fotoğrafta sizi delip geçen şey diyebiliriz şimdilik. Tekrar okuduktan sonra bloga bu kitapla ilgili bir yazı ekleyeceğim.

Bu fotoğrafın kontak baskısını gördünüz mü? Contact sheets konusunda da yazmam güzel olacaktır, en başta kendim için, belki okuyacaklar için de.
Henri Cartier-Bresson
Çektiğiniz ve insanlarla paylaştığınız fotoğraflardan çok, çektiğiniz ama kimseyle paylaşmadığınız fotoğraflarınız size fotoğrafçılığınız hakkında bir şeyler söylüyor. Fotoğraf çekme / yapma işlemi kadar hatta belki ondan da fazla önemli olan şey fotoğraf seçme işlemidir bence. Ve bu seçme işlemi için konunun birden fazla bakış açısından farklı şekillerde fotoğraflarını çekmiş olmalısınız. Bu seri haldeki fotoğraflar konuya nasıl yaklaştığınızı, nerelerde yanlış yaptığınızı, nelerin eksik kaldığını görmenizi sağlayacaktır. 15-20 kareden bir iki tanesini seçebiliyorsanız epey ilerlemişsiniz demektir.








Facebookta Paylaş
 

Makaleler


Angora Sanat
ANGORA SANAT Türkiye'nin Kültür, Sanat ve Yaşam Portalı - Tüm Hakları Saklıdır © 2012
Web Tasarım Web Hosting Ankara : GLOBALNET