The Golden Door / Nuovomondo

The Golden Door / Nuovomondo- Emanuele CrialeseThe Golden Door / Nuovomondo

IMDB: 6.8
Senaryo ve yönetim: Emanuele Crialese
Yapımcılar: Alexandre Mallet-Guy, Fabrizio Mosca
Oyuncular: Charlotte Gainsbourg (Lucy), Vincenzo Amato (Salvatore), Aurora Quattrocchi (Fortunata), Francesco Casisa (Angelo), Filippo Pucillo (Pietro), Federica De Cola (Rita), Isabella Ragonese (Rosa), Filippo Luna (Don Ercole)
2006 İtalya, Fransa ortak yapımı, 118 dakika.

Ülkemizde “Respiro / Nefes Alıyorum” filmiyle tanınan Emanuele Crialese, son yıllarda İtalya’dan çıkan en önemli yönetmen…

Salvatores ve Tornatore’den, yani 1990’ların ilk yarısından beri…

Kendisinin ne kadar iyi bir yönetmen olduğu, “The Golden Door”un açılış sekansından hemen anlaşılıyor: İki adam kayalıklara tırmanmaktadırlar. Aynı anda köyde, yaşlı bir kadını iki genç kız ziyaret ederler, birinin içine cin girmiştir, kadından çıkarmasını istemeye gelmişlerdir. Kayalıklara tırmananların muradı ise oradaki kadim zamanlardan kalma sunağa soru sormaktır: Her şeyi geride bırakıp Amerika’ya gitmelerinde yarar var mıdır?

Gerçekten çok iyi yazılmış ve çekilmiş bu açılış sekansından sonra film 3 ana bölüm halinde ilerliyor: Mancuso ailesinin göç hazırlıkları, uzun süren gemi seyahati ve ABD’ye vardıklarında, Ellis adasında tutuldukları, insan onurunu zedeler nitelikteki inceleme ve testler… Crialese bunları eski usul sinema anlayışıyla usul usul anlatırken, araya gerçeküstücü sahneler girmeyi ihmal etmiyor: İnsanlar dev sebzelerle dolaşıyor veya süt dolu nehirlerde yüzüyorlar… Sonuç olarak “Nuovomondo”, Taviani Kardeşler ve Fellini filmlerini anımsatıyor. Ama taklit anlamında değil, neredeyse andığım ustaların eserleri seviyesinde…

Aynen o başyapıtlar gibi ilmek ilmek örülmüş, oya gibi işlenmiş bir film “The Golden Door”… Eski başyapıtların gücüne ve duygusuna sahip. Sevimli ama basit bir film olan “Respiro”dan çok daha ileri bir adım…

Yönetmen filmiyle ilgili olarak: “Bu göçmenler hakkında bir film değil,” diyor ve ekliyor: “Bir insanın yaşamını değiştirme arzusu, bilinmeyen için bilineni bırakmak hakkında. Bu epeyce cesaret ve ciddi inanç gerektirir ve bence her kim ki bu cesarete sahiptir, o bir kahramandır”.

Miami Herald gazetesinden Peter Debruge’ın şu cümleleri de önemli geldi bana: “Amerikalıların Ellis adası hakkındaki tüm görsel bilgileri filmlerden geliyor ve o filmler hep Amerikan yapımı. Bu film hikayenin diğer yüzünü sunuyor, Ellis adasında başlayan değil de, bitenini.”

Meraklısına: Tarihçilerin saptamasına göre, bugünkü Amerikalıların yaklaşık yarısının en az bir akrabası 1892 ile 1954 arasında Ellis adasından geçmiş.

Ödülleri: 11 ödül ve 14 adaylık.

Tamer Baran

http://tamerbaran.blogspot.com/
Facebookta Paylaş
 

Makaleler


Angora Sanat
ANGORA SANAT Türkiye'nin Kültür, Sanat ve Yaşam Portalı - Tüm Hakları Saklıdır © 2012
Web Tasarım Web Hosting Ankara : GLOBALNET