Yaşamak /IKIRU

Ikiru / To Live / Yaşamak
IMDB: 8.2 (235. sırada)
Yönetmen: Akira Kurosawa
Senaryo: Shinobu Hashimoto, Hideo Oguni, Akira Kurosawa
Yapımcı: Sôjirô Motoki
Oyuncular: Takashi Shimura (Kanji Watanabe), Shinichi Himori (Kimura), Haruo Tanaka (Sakai), Minoru Chiaki (Noguchi), Miki Odagiri (Toyo), Bokuzen Hidari (Ohara)
1952 Japonya yapımı, 143 dakika
DVD firması: As Sanat
“Sinema Tarihinin “En iyi 1000 Filmi”  listesinde 83. sırada
Ödülü:
Berlin Film Festivali’nde, Berlin Senatosu’nun özel ödülü (1954)

Büyük usta Kurosawa’nın erken dönem başyapıtlarından biri…

Etliye sütlüye karışmayan, insanlara mesafeli, kokmaz bulaşmaz bir şef olan Bay Watanabe, mide kanseri olduğunu öğrenir. En fazla 6 ayı kaldığını bilmek onda önce delicesine eğlenme arzusu uyandırır, ama birkaç gün sonra gece hayatından bıkar. Kalan zamanını nasıl değerlendirmesi gerektiğini bulmaya çalışır. Sonunda birkaç ay içinde kendini değiştirmeyi başarır, topluma yararlı projelerin gerçekleşmesini ve vefatından sonra adının hayırla anılmasını sağlar…

İş arkadaşlarının “Mumya” lakabı taktıkları, o derece “yaşıyormuş gibi yapan” ana karakterin dönüşümü zaten yeterince çarpıcı iken, doğal olarak Kurosawa, bu karakter çalışmasını yüksek değerde bir felsefi zemine oturtmayı da başarıyor, filmini “hayatın anlamı” üzerine yapılmış en önemli eserlerden biri kılıyor.

Bay Watanabe’yi canlandıran Shimura’nın acı dolu yüzü uzun süre aklınızda kalacak. Özellikle barda “zamanın nasıl da akıp gittiğini” anlatan o şarkıyı söylediği sahnede ve salıncakta sallanırken, ölümü çok yakın olduğu halde, hiç olmadığı kadar mutluyken…

Ünlü yönetmen Francis Ford Coppola (“The Godfather / Baba” serisi, “Apocalypse Now / Kıyamet”): “Çoğu yönetmenin birlikte anıldığı bir, bilemediniz iki başyapıtı vardır. Kurosawa’nın 8-9 tane var” demişti. “Ikiru”, onlardan biri…

Seçme replikler:
Watanabe (şarkı): “Hayat öyle kısa ki
Aşık olun sevgili kızlar
Dudaklarınız hala kırmızıyken
Ve bedeniniz soğumadan evvel
Çünkü yarın var olmayacak”

Toyo: “Benim ne yardımım olur ki?”
Watanabe: “Sana sadece bakmak bile iyi hissetmemi sağlıyor. Şu ‘mumya’ kalbimi ısıtıyor. Bana karşı çok naziksin. Hayır, bu değil. Çok gençsin, sağlıklısın. Hayır, bu da değil… Hayat dolusun. Ve ben… ben bunu kıskanıyorum. Ölmeden, hiç olmazsa tek bir gün senin gibi olabilsem keşke. Bunu beceremezsem, ölmeyi de başaramam. Bir şey yapmak istiyorum, manalı bir şey, bunu sen gösterebilirsin bana. Ne yapmam gerektiğini bilmiyorum. Nasıl yapacağım, bilmiyorum. Belki sen de bilmiyorsundur ama lütfen… mümkünse… nasıl senin gibi olabileceğimi göster bana…”

Tamer Baran






Facebookta Paylaş
 

Makaleler


Angora Sanat
ANGORA SANAT Türkiye'nin Kültür, Sanat ve Yaşam Portalı - Tüm Hakları Saklıdır © 2012
Web Tasarım Web Hosting Ankara : GLOBALNET