Çoruh Vadisi

DÜNYANIN EN GÜZEL ÜLKESİNDE YAŞIYORUZ
ÇORUH VADİSİ


Yurtdışında veya içinde gittiğim her geziden döndüğümde, ülkemle bir kez daha gurur duyuyorum, gerçekten dünyanın en güzel bölgesi bu topraklar, çok şanslıyız.

Ağustos‘ta Doğu Karadeniz’deydim, Ankara’dan uçakla Trabzon havaalanına indiğimizde bizi nemli bir hava karşıladı, Ankara’nın kuru havasından sonra tenimi saran bu nem tüylü yumuşak bir giysi gibi.

Grup liderimiz bizi karşıladı, hoş geldiniz adım Ali Rıza, kısaca Dayza dedi, o anda sevdim Dayza’yı, o benim için rehberlerin şahı. Sonra ünlü Lale Lokantasında kuru fasulye-pilavımızı yedik, nefis tereyağı, yağlı et ile yapılmış unutulmaz bir tat. Yemekten sonra minibüsümüze binip, yerel rehberimiz sevgili İbo ( İbrahim Hacıismailoğlu) ile birlikte yola koyulduk. İbo canlı bir kahkaha makinesi. İlk durak Artvin, yol boyunca muhteşem bir yeşillik, her yerden akan beyaz köpüklü sular, çiçekler, kuşlar eşliğinde Hopa Cankurtaran geçidini geçiyoruz, yolun bu kısmından sonra gördüğümüz tüm sular Çoruh’a akarmış.


Çevremiz rengarenk çiçekler ve inanılmaz kokularla dolu, hafif bir sis bize eşlik ediyor. Borçka Barajı birden karşımıza çıkıyor, Çoruh üzerindeki orta boy barajlardanmış, baraj gölünün dokuyu nasıl yuttuğunu görmek, içimizi burkuyor. Biraz mahzun Artvin’e giriyoruz, dolana dolana tepeye çıkan yola kurulmuş gibi şehir, hemen sevdik, otelimiz tepede, geceyi hayalimizdekinden çok daha küçük olan bu şehrin tek tük ışıklarıyla geçirdik, sabah Ardahan ve Çıldır gölüne doğru yola çıkıyoruz.

İşte o zaman görüyoruz Çoruh vadisi ve çevresindeki doğa katliamını, Berta suyuna doğru gittiğimizde artık neredeyse ağlamak üzereyiz. Vadi sular altında kalacak diye, nehir boyunca giden yolu dağlara alıyorlar, o güzelim Osmanlı köprüsünün hemen yanında yeni yolu taşıyacak olan viyadüklerin dev ayakları tehdit edercesine dikilmişler. Baraj gövdesi için vadiye yığılan beton korkunçtu. Beton, dağın çatlaklarından iyice içeri sızsın diye uğraşılıyormuş önce, liderimiz tarihe tanıklık ediyorsunuz dedi, bir dahaki gelişinizde bu yoldan geçmeyeceksiniz ve bu vadi sular altında kalacak. DSİ şantiyesi, Artvin ilinin 3 katı, içinde okulu, lojmanları olan başka bir şehir kurulmuş. Yöre halkı HES lere HAYIR kampanyaları yürütüyor, her yerde afişler, sloganlar, vadideki evlerini, bahçelerini, topraklarını bırakmak zorunda kalan yaşlı insanların acıları… Ben artık yeni bir yerde, yeni bir yaşam nasıl kurarım diyordu yaşlı bir amca.

Cehennem deresi kanyonuna çıkarken Ardanuç suyu tüm gücüyle çığlık atıyordu, Yalnızçam dağları, Yeni Rabat, her yerde sağımızdan solumuzdan sular çağıldayarak akıyor, görmeyenin hayal edemeyeceği kadar güzeller ve bir gün bu suların sessizliğe bürüneceğini düşünmek ne acı.


Bu kadar baraja ihtiyacımız var mı? Ömrü 50-70 sene sürecek barajlar için dünyanın en güzel dağlarını yok etmeye hakkımız var mı? Doğa bozulunca, dağların çatlaklarından içeriye beton şırınga edilince geri dönüşü yok, yok olan sadece orman değil ki, dengeyi sağlayan tüm hayvanlar, böcekler, kelebekler, kuşlar, insanlar, adını bilmediğimiz, görmediğimiz bin bir çeşit hayvan ve bitki. Onlar dünyayı bizim için yaşanılır kıldılar. Aslında yok edilen kendi hayatımız, mutlaka başka yolu vardır. O dağlar insan denen canlıyı asla affetmeyecek ve intikamını mutlaka alacaktır.

Çocuklarımıza o kokusu, sesi, sessizliği dünyanın başka hiçbir yerinde olamayan dağları miras bırakmak yerine, damarlarına çimento sızdırılmış, beton dağları bırakarak ne büyük kötülük yaptığımızın farkında mıyız?
Çoruh havzasına tam 24 baraj yapılacak. NEDEN?

Çoruh artık akmayacak demektir bu, bugün güldür güldür akan su tutuklanıp, hapsedilecek. O hapsedilince onu besleyen karlar ne olacak dersiniz? 24 baraj gölü nedeniyle iklim değişecek, daha ılıman olacak ve tabi kar artık eskisi gibi yağmayacak.

Ağustos ayında dahi kartopu oynadığımız dağlarda kar kalmayacak, çocuğu hapsedilen anne küsecek. Kar yağmayınca 24 barajın gölünü neyle doldurmayı düşünüyorsunuz, gözyaşlarınızla mı?
Yöre halkının dediği gibi, Çoruh yine coşkuyla akmasına devam etsin, siz başka enerji kaynakları bulun.

Yazımın tam burasında bir mühendis bey, baraj gölü olmadan da hidroelektrik santrali yapılabilir dedi, enerji suyun yüksekten düşüşünden elde edilebilir dedi, ayrıntıları mühendislerimize bırakıyorum, ama bugün Avrupa’da bu yöntemin uygulandığını da bilmenizi isterim.

Dünyanın en güzel ülkesinde yaşıyoruz, bunu hiç unutmayalım, bu dünyanın en güzel ülkesini korumak yaşam amacımız olmalı, hatta ilkel kominal hayat bile yaşamalıyız, o dağları, suları, o eşsiz kokuyu korumak için, bilelim ki onlar betonlaştığında biz zaten insan olmaktan çıkacağız.

*Fotoğraflarda arka planda dağlarda görülen küçük yerleşim yeri Artvin ilimiz*

Facebookta Paylaş
 

Makaleler


Angora Sanat
ANGORA SANAT Türkiye'nin Kültür, Sanat ve Yaşam Portalı - Tüm Hakları Saklıdır © 2012
Web Tasarım Web Hosting Ankara : GLOBALNET