Teyyare'de Nağmeler

Biten felsefeler üzerine dökülen nağmeler? İki kelimede sorulan sorular. Da Vinci tekniği ve kopyacılar…  Müzik aleti olarak ne istersiniz? Kudüm olur mu, müsait kalır mı?
Denecek şeylerle, denmeyecek şeyler arasında sıkışıp kalmış öncü birlikler. Her yerde egemenlikler hem de holding egemenliklerinden kartellere süre giden sistem dişlileri.  Bilimsel gelişmeye ihtiyaç duymamızı engellemeye çalışıp ulvi yatımıza gölge düşürmeye çalışanlar.
Çalışanlar ile çabalayanlar arasında pusu kurmuş tilkiler. Ayı gördüğünde onunla konuş insan olduğunu anlat diyenlerden Eczabaşı ile bir yemek ye; tamam, diyenler.  Kaliteyi yükseltmenin hangi alanda daha zor olduğu gelen sorulardan biri. Önce neyi iyi yapmak gerekir ki. Kendi mahallenden bir komşun için ne yaptın sorusu, daha da doğrusu komşun var mı?  Var mıdır mutlaka? …
Ne tür müzik yapıyorsun derken ne demek istedin. Sözleri dinlemedin mi? Bu sözler başka nasıl bir müzikal alt yapı ile desteklenebilir ki. Sistem yanı başımızda durup yolumuza çomak sokup eğlenir iken. Bizler sokak başında dikilip, sokaklardan mahallelere açılan kapılara dalmış iken. Korunaklı ev ve de iş yerlerinde çalıştığını zannedenlerin ruhuna bodoslama dalmış iken. Henüz henüz kelimesi icat edilmemiş iken.
“Geri, kaypak” diye sahnelerde bağıran savaşçı… Yanardöner popüler kültüre inat direnen ruhlar nasılda “Uçurumlar arasında”…  Yine müzeye kaldırılacak inançlar. Körü körüne yaşanan hayatların arasında görmek duymak kadar zor; duymak hissetmekten daha mı acı?
Tanrı’nın sevgili değil de korkulu kulları.
Seslenenlere sesle seslenmeden seslenme sanatı.
Hepsi Nasrettin Hoca’nın kürkünden dökülen tek notanın nağmeleri. Akıyor kıyıdan kıyıdan nehrin taşlarına vura vura çağıldayana doğru. Berh breh diye çınlıyor korun çanları.
Hayda brenin evlatları şimdi yine görüşürüz.
Kımıldarsan öperim dedi kiralık katil.
Bana sıkıca sarılmanı istiyorum dedi diğeri.
Hayatların kiralanmamış bölgesinde yapılan konuşmalardı hepsi.
Ruh göçünü başlatan makineler icat edilmedi daha. Tesla’nın kemikleri sistemin üzerinde titriyor, titretiyor kurşun geçirmeyen fikirler. Yangınlarda büyüyor fikrin çocukları radyasyon içinde canla açan tomurcuklar gibi, kan gölünün kıyısında, sonbahar yapraklarından ilkbahar çiçeklerine…
Yan yana olamayanlar koyun koyuna olmayı deneyecek. Hülyalar rüyalar kervanında başka bir gerçeklik tadında; aşkla büyüyen söğüt ağaçları gibi, su ile serinleyip beslenip yıkanarak öfkeye.
Öfke denizinde de mi aynı mı rota aynı nota? Yelkenleri şişiren rüzgâr. Rüzgâra yön vermek için mi çılgınca dönüyor dünya. Birde sen dönüyorsan ne olacak bu evrenin hali.
Ey A hali. B haline giden yolda Z raporumu hepsi?

Facebookta Paylaş
 

Makaleler


Angora Sanat
ANGORA SANAT Türkiye'nin Kültür, Sanat ve Yaşam Portalı - Tüm Hakları Saklıdır © 2012
Web Tasarım Web Hosting Ankara : GLOBALNET