Bir Rüya İle Başladı Her Şey (1)


Fotoğraf: Belkıs Kaçar

Bir rüya ile başladı her şey…

Uçurumun kenarında durmuş, uzun kara saçlarını rüzgâra vermiş, gözlerini engine dikmiş kadın bir savaşçıydı rüyamdaki. Yanına ulaşıp ne yaptığını sorduğumda bana dönüp bakmadan, “Git” demişti. Yinede görmüştüm gözlerini, içten kopan fırtınayı hissetmiştim, dediğini yaptım ve döndüm arkamı gittim…

Özlemiştim Ankara sokaklarını, dostlarla içmeyi, çocukluğuma geri dönmeyi, Ankara’yı biraz olsun rahatsız etme isteği de vardı içimde; ne de olsa ilk punkları değil miydik başkentin, üstelik kendimizi Heavy Metalci atfederek.

Çiftçilerimizin dayanağı arpanın suyunu da fazla kaçırınca aklım, fikrim ve de zikrim rüyamdaki savaşçıya yöneldi. Ne de güzeldi uyanıkken gördüğüm bu rüya. Peki reele dökmek için ne lazımdı? Biraz cesaret. Cesareti nereden bulacaktım? Her yorgun ve de yılgın savaşçı gibi arpa suyunda. Tabii ki fazla kaçırdım.

Ey Ankara! Her zaman yaptığın gibi neden durdurmadın beni, bu kez neden “dur” demedin.

Suçu Ankara’ya atmak mı? Haşa, belki de birazını paylaşmak. Hani kaş yapayım derken göz çıkarmak… Hani anlatamamak, anlatmaya çalışırken daha da batmak. Üstelik kendi hazırladığım bataklıkta utanç içinde yok olmaya çalışmak.

Savaşçılar dergâhında su verilmez miydi çeliğe? Çelik öldürmek için değil sürtmek için değil miydi ruhlara? Kendi öğretilerinin yanından geçememek duygularına esir olmak ve kaybetmek, neydi, niyeydi?

Ey Ankara her şeye rağmen seviyorum seni!
“Hoş geldin” demedin ama ben hoş buldum.

Rüyamdaydı işte, kılıçlarımızı aynı düşmana sallar iken bu yetersizdi. Yan yana omuz omuza olmak gerekliydi. Gözyaşlarımızın birbirine karışması şarttı sanki. Oysa uzakta iken her şey daha güzel değil miydi? Bilmek neden bu kez yeterli gelmemişti?

Beceremedim Ankara, O savaşçı kadına anlamlı bir cümle kuramayacak kadar uzak mıydım kendimden? Evet uzaktım, henüz saramadığım yaralarımdan oluk gibi akan kan, yeni bir savaşa giremeyecek kadar güçsüz kıldığım benliğim. İlk kez yenildim, kendi kendimi gömdüm.

Bir kez daha kaybettim Ankara, kılıcımı senin sokaklarında bir köşede bıraktım, teşekkür ederim….

Jan Paçal
Facebookta Paylaş
 

Makaleler


Angora Sanat
ANGORA SANAT Türkiye'nin Kültür, Sanat ve Yaşam Portalı - Tüm Hakları Saklıdır © 2012
Web Tasarım Web Hosting Ankara : GLOBALNET