Doğada Fotoğrafçı Olmak / Barış Koca

DOĞADA FOTOĞRAFÇI OLMAK

Fotoğraf, ama gerçekten iyi bir fotoğraf elde etmek dışarıdan zannedildiği gibi kolay bir iş değildir. İlgi ve sabır ister. İşin teorisi ve kullanılan teknikler bu konuda ders veren fotoğrafçılardan ya da konuyla ilgili derneklerden edinilebilir. Ancak, bu bilgiler iyi bir başlangıç için yeterli olsa da, maalesef sıra dışı ve iyi bir fotoğraf için yeterli olmaz. Etrafınızı ve olayları seçici bir gözle izleyebilmeniz ve bunu fotoğraflarınıza yansıtabilmeniz için kendinize yeterince zaman tanımanız gerekmektedir. Bu süre kişiden kişiye değişebildiği gibi, mümkün olduğu kadar çok pratik yapmak, bol bol fotoğraf ve resim izlemek, izlediğiniz resim ve fotoğrafların kompozisyon ve çekim tekniklerini incelemek gibi konulara ayıracağınız zaman bu konuda kendinizi geliştirmenize ve bu süreyi azaltmanıza yardımcı olacaktır. Öte yandan ilgi alanınızı belirlemeniz ve özellikle o konuda çekimler yapmanız gelişmeyi hızlandırıcı bir başka unsurdur.

Doğada fotoğrafçı olmak, 20.yy başlarına tekabül eden ilk dönemlerinden günümüze, insanla doğayı birleştirmeyi özellikle de bu gibi yerleri gezme veya görme imkanı olmayan insanlara doğayı tanıtmayı ve  sevdirmeyi amaçlayan çalışmalara sahne olmuştur. Yani salt bir fotoğraf çekim işinden ziyade felsefesi ve amaçları olan bir çalışma alanıdır. Yukarıda bahsi geçen unsurların yanında bu felsefenin de iyice anlaşılması ve sindirilebilmesi gerekir. Öncelikle, çalıştığınız konu canlı ortamlarını içerir ve fotoğrafın iyi olmasından öte onların haklarına saygı duyulmasını gerektirir. Yani, öncelik her daim canlılardadır. Ancak, bazı istisnai durumlar söz konusu olabilir. Günümüzde yaban hayatın karşısındaki en büyük tehlike, avcılıktan da öte, yaşam alanlarının gitgide yok olmasıdır. Durum böyle olunca, eskiden olduğu gibi canlıların yaşam alanlarıyla ilgili bilgilerin gizli tutulması yarardan çok zarar getirmeye başlamıştır. Çünkü bir doğal yaşam alanındaki canlıların varlığını ve bu varoluşun ne gibi faydaları olduğu bilgisini kamuoyuna gösteremezseniz, o alanın her an rant uğruna yok edilmesi tehlikesi baş gösterir. Bu durum, o alanda yaşayan canlıların yurtlarını terk etmesine ve hatta endemik türlerin yok olmasına kadar sürecek bir süreç başlatabilir. Mesela; bir doğal yaşam alanın (ekosistemin) varlığı ve buna bağlı olarak biyo-çeşitlilik tehlike altındaysa, yapılacak çekim de bu konuda olumlu bir etki oluşturma imkanına sahipse, bireylerin rahatı arka planda kalabilir. Ancak, alanda aynı zamanda yok olma tehlikesi altındaki türler de varsa, özellikle onların zarar görmemesi için çekimin iptal edilmesi veya başka bir döneme ertelenmesi gerekebilir.

İşin tekniğine gelince; öncelikle gidilecek coğrafyanın dağlık, ormanlık veya sulak arazi olması gibi kendine has özellikleri, yılın hangi döneminde çekim yapılacağı, görülmesi gereken yerler ve türler hakkında ön bilgi sahibi olmak lojistik destek açısından, mesela yanınıza alacağınız kıyafetlerin özelliği gibi farklı hazırlıklar açısından önemli. Öte yandan, fotoğrafın en temel unsurlarından biri olan ışık doğada kontrolünüz altında değildir ve bu nedenle farklı ışık ortamlarında, örneğin; güneşli hava, sisli hava, karlı hava, yağmurlu hava, ters ışıkta nasıl bir yol izleneceğini iyi bilmek gerekir. Özellikle yaban hayatı çekimlerinde gizlice yaklaştığınız hayvanların sizi hissetmeleri fazla zaman almayacaktır. Bu durumda tekniğe hakim olmanız, zaten oldukça zor yakalanan bir şansı iyi bir fotoğrafla sonuçlandırmanıza yardımcı olur. Bir diğer önemli nokta donanımdır. Doğa fotoğrafçılığı temel olarak manzara fotoğrafları, yabani hayvan fotoğrafları, çiçek-böcek fotoğrafları ve tüm bunların soyut yorumlarından oluşmaktadır denebilir. Tüm bu çeşitliliği hak ettiği şekilde fotoğraflayabilmek için bas-çek tipi makinelerden ziyade doğadaki hareketi, ışığı, detayı daha iyi sunan D-SLR tipi makineler tercih edilmelidir. Ayrıca, mümkün olan her durumda tripod kullanılmaya çalışılmalıdır. Manzara ya da bazı makro ve yabani hayvan portreleri gibi fazla hareket içermeyen çekimlerde ve az ışıklı anlarda net bir görüntünün en iyi çözümü tripod olacaktır. Öte yandan panoramik fotoğraflar için de olmazsa olmaz bir aksesuardır. Arazide ihtiyaç duyulabilecek diğer ekipmanları ise uzaktan kumandalı deklanşör, harici flaş, flaş extender, flaş diffuser, iyi bir ekipman çantası, hızlı çekim yapabilen ve zorlu koşullarda çalışabilecek özellikteki hafıza kartlar şeklinde sıralanabilir. Tabii tüm bu çeşitlilik bir olumsuzluğu da beraberinde getirmekte; özellikle arazi çekimlerinde çekim noktasına yürüyerek gitme zorunluluğu varsa, her ihtimale karşı tüm donanımınızı yanınızda taşımanız söz konusu ki, bu da geniş açıdan tele objektife kadar olan lensler, gövdeler, tripod, sırt çantası ve flaş vs. gibi diğer yardımcı donanımlarla beraber yaklaşık 25 kg’lık bir ağırlıkla yürümeniz anlamına gelir...

Hızla gelişen ve ucuzlayan teknolojiye bağlı olarak artan fotoğraf bolluğunun getirdiği tek düzeliği ve yapaylığı aşma sorunu doğa fotoğraflarında da mevcuttur. Tek düzelik sorununu aşmak için doğayı herkesin gördüğünden farklı görmeniz ve bu farkı ilgi çekici bir şekilde sunabilmeniz gerekmektedir. Bu noktada ise yaratıcılığınıza ve teknik bilginize güvenmeniz gerekir. Yapaylığı aşmak içinse çekim sonrası işlemleri mümkün olduğunca minimum seviyede tutmak ve görüntünün doğallığını bozmamak gerekir. Ne de olsa adı üstünde “doğa fotoğrafı”…
Son olarak diyebilirim ki, sanatsal yaklaşımlar ruhunuzu okşarken, doğanın ve hayatın döngüsüne daha yakınlaşmak, yaşamın heyecanlarını ve zevklerini daha iyi hissedebilmeyi isterseniz doğada fotoğrafçı olmaktan daha iyisi yoktur…

Barış Koca
Doğa ve Yaban Hayat Fotoğrafçısı
FSK Üyesi
www.bariskoca.com

Facebookta Paylaş
 

Angora Sanat
ANGORA SANAT Türkiye'nin Kültür, Sanat ve Yaşam Portalı - Tüm Hakları Saklıdır © 2012
Web Tasarım Web Hosting Ankara : GLOBALNET