Müzeler ve Kültür Üzerine

Kültür, ulusların dünya ile yaşam bağlarını kurduğu nesnel ve tinsel varlıklarından öte bir anlam taşımaktadır Konuya yalınlıkla girecek olursak; Ailemizle ilgili geçmişlerde yaşananları öğrenmek istediğimizde önce aile içinde kendilerine kadar gelebilen nesneleri ve anlatıları algılamaya ve sorgulamaya başlarız. Burada kültürel bir sorgulama ve Ailenin geçmişte kalan, büyüklerine ait ne varsa sahiplenme başlamıştır. Yalnızca nesnel varlıklar değildir sorgulananlar. Aile bilgelerinin bazı koularda söylemleri de bizlere kalabilen değerlerdendir ve sonraki nesillere yol göstericidir bu söylemler. Bir bakıma bilge sözü diyebilirsiniz, atasözü de. Bireyin sahip olduklarına ilişkin her zaman bir sorusu vardır. Araştırır, sorar, parçalar halinde aldığı bilgileri bir araya getirerek bir anlam çıkartır ve kanıtlara giderek kültürel araştırmasını sürdürür ta ki doğru yanıtı buluncaya kadar. Doğru yanıtını bulduğu an sahip olduğu her varlığın sahibidir artık . Benim diyebilir. Üzerinde her türlü tasarruf hakkı vardır. Kültürel etkinlik kısacası bireyden ve aileden başlar. Kişi çevresinde kendini bilgi ve becerisiyle , uluslar kültürel kimlikleri ile ülkeler arasında kendini saygın kılabilir.

Uluslar da kendi halklarına ait kültür adına sahip olunan tüm varlıklarını vatandaşları ile paylaşabilmek , var olan kültür zenginliğini diğer uluslara da açarak kültür turizminin yolunu açarak kültürel paylaşıma girer. Dünyanın çok ülkesinde uygarlıkların ortaya çıkarılması ve korunması için yapılan harcamalar ve araştırmalar olağanüstü bütçelidir . Çoğu ülkelerde bütçelerde bilim ve sanata ayrılan fonlar bindelik oranlarda değil yüzdelerle belirlenir. Türkiye’ da ne yazık ki bu oran yetersizdir.

Ankara denilince ilk bilinen akla gelen ilk tarihsel yapı belkide Ankara Kalesidir çünkü görsel alandadır, Anadolu Uygarlıkları Müzesi, Etnoğrafya Müzesi, Anıtkabir Müzesi, Roma Hamamı Açık Hava Müzesi Ankara yakınlarındaki Gordion Harabeleri bilinenlerdendir. Türkiyenin muhtelif kentlerinde kurum ve kişiler tarafından özel müzeler açabilmenin yasal olarak önü açılmıştır. İstanbul da Sabancı ve Koç gruplarının müzeleri, yine Ankara’da Kalesi semtinde bulunan Rahmi Koç Müzesi, Balgat’ ta Mustafa Ayaz Müzesi, Yine Ankara’da Kültür Bakanlığına bağışlanan Şefik Bursalı müzesi öerneklerimizdir. Sivil toplum kuruluşlarının bu kolarda öncülük görevi vardır.
Louvre MÜzesi - Fransa Ankara Resim ve Heykel Müzesi Rusya Fed Ermitaj Müzesi Adigey Maykop Müzesi

Finansman ve yer gösterme, sağlama konusunda ise Kültür Bakanlıklarını önemli bir yeri olması gerekir. Hele de Türkiyenin etnik çeşitliliği ve kültürel zenginliği konuyu önemli kılmaktadır. Devletin bu görevleri yerine getirebilmesi için var sayılan kültür politikasında da köklü değişimlerin zamanının çoktan geldiği bilinmelidir. Kaybolan kültürse asla ve asla telafisi yoktur.

Ancak başkent Ankarada halen bir kent müzesi yoktur. Değerli yazar arkadaşımız Feridun Büyükyıldız’ ın Kent Müzeleri konusundaki Cumhuriyet Ankara sayfasındaki makalesinde bu konuya önem çekmeye çalışarak ,çözümünü ilgililerden bir an önce beklemektedir. Gezdiğim çoğu ilçelerde bile benzer müzeler kurulduğunu gördükçe mutluluğum ve ilgim artmıştır müze konusuna. Bence bu görev öncelikle Belediyelere düşmektedir. Yerel yönetimlerin yapılanması aşamasında görevleri arasına alınmalıdır.
Türkiye bulunduğu coğrafyadaki konumu nedeni ile uygarlıkların yuvalandığı ve taşındığı bir köprü görünümündedir. İç içe üst üste uygarlıkların harman olduğu karmaşık belki de dünyada örneği olmayan tarihsel bir yapıya sahip bir ülkedir. Antroplojik, Arkeolojik, Sosyolojik ve Etnoğrafya ve Halk Bilimi başka bir deyişle sanat ve kültürle ilişkili tüm bilim dallarında eğitim yapan üniversitelerimiz ile işbirliği içinde ortak çalışmalar yürüten yabancı üniversitelerin bilim adamları kültürel zenginliklerin gün ışığına çıkarılması için çabalarına devam etmektedirler. İşte bugün görebildiğimiz her zenginlik bu çabaların sonucudur.

Janset arkadaşımızın tanıtmaya çalıştığı Ankara Resim ve Heykel Müzesi devletin vatandaşına sunduğu en değerli kültür kurumlarından biridir. Plastik sanatlar konusunda dünyanın ünlü müzelerinden olan bu kurum Cumhuriyet döneminin bize sunduğu en önemli armağanlardandır. Buradaki bilgilerin ışığı altında gitmeyen varsa en kısa zamanda görmelerini öneriyorum. Bu sayfanın ve sitenin hazırlanmasında emeği geçenlere teşekkür ve saygılarımı sunuyorum..

Ercan Parlak
Grafik Tasarımcı & Sanat Eğitimcisi
Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir

Facebookta Paylaş
 

Makaleler


Angora Sanat
ANGORA SANAT Türkiye'nin Kültür, Sanat ve Yaşam Portalı - Tüm Hakları Saklıdır © 2012
Web Tasarım Web Hosting Ankara : GLOBALNET