Bir Sonbahar Düşü

Bir Sonbahar Düşü / Jacqueline du Pre

Sonbahar, solmakta olan bir çok rengin peşisıra si bemol gamında bir ezgi hüznüyle çöktü şehre. Sararmış bir çınar yaprağı son kez titredi esen rüzgarla ve dalından koparak
süzüldü. Günlük koşuşturma telaşındaki caddeyi dikkatleri çekmeden katedip kaldırıma henüz adımını atmış genç adamın ayaklarının önüne bırakıverdi kendini. Adam dalgın bakışlarla eğilip yerden aldığı yaprağı özenle elindeki kitabın sayfaları arasına koydu, sonra cadde boyunca yürüyerek gözden kayboldu..
O, bir anlık hareketlilik de sona erip yorgun renklerinin birbirine karıştığı hayat yeniden kendi rutinine bürünürken, en az o hayat kadar yorgun görünen eski binalardan birinin açık penceresinden usul usul bir çello konçertosunun notaları süzüldü caddeye.
Kitabının arasındaki yaprakla yoluna devam eden adam, kendisine kadar ulaşan müziğin fısıltısıyla aniden durdu, bu en sevdiği konçertoya kulak kabarttı. Notaların, kaygısız bir rüzgar gibi gövdesini yalayıp geçtiği adamın gözlerinde beliren hüzne dudaklarında ansızın
beliriveren kararsız bir gülümseme eşlik ediyordu…Kulağını dolduran notaların hüzünlü mırıltıları gözlerini önünde aniden beliriveren, çellosuna sarılmış, uzun mavi elbisesi içinde, sarı saçlarının çevrelediği duru yüzüyle gülümseyen genç bir kadınla bütünleşti. Mutlu bir fısıltı döküldü dudaklarından caddeye ‘Jacqueline…’
…………….
Takvim yaprakları 19 Ekim 1987’yi gösterdiğinde, yani bundan 24 yıl önce bugün, tüm dünyanın üzerine dallarını uzatmış çok büyük bir çınarın yapraklarından biri daha döküldü sonsuzluğa… Acele ve zamansız dökülen ancak kendinden beklenmeyecek büyüklükte bir iz bırakan bu genç yaprağın adı du Pre’ydi. 42 yıllık yaşamına dev bir müzik kariyeri sığdırmış ve Viyolonsel için yazılmış pek çok eseri benzersiz yorumuyla her seferinde yeniden yaratan Britanya’lı çellist Jacqueline du Pre… Bir viyolonselin sesini ilk kez 4 yaşında radyodan duymasıyla bu enstürümana gönül veren Du Pre, böylelikle 5 yaşında edindiği ilk çellosuyla da ömür boyu sürecek bu muhteşem birlikteliğine de adım atmış oldu. 6 yaşında “London Cello School”da derslere başlayan Du Pre, 7 yaşında ilk konserini verdi. 10 yaşında “Suggia-Cello Prize” ödülünü kazandı ve 12-13 yaşlarında BBC konserlerinde
çaldı. 1960 yılında meşhur “Guildhall School”u altın madalya alarak birincilikle bitirdi. Jacqueline 1961'de Strad'ıyla Londra Wigmore Hall'da ilk önemli konserini verir ve bu konserde “E.Elgar'ın Op. 85 in E Minor”ünü çaldı. Aynı eseri 1965 yılında London Symphony Orchestra eşliğinde yorumladı ve bu Elgar’ın notalarına getirdiği bu muhteşem
yorum O’nu dünya çapında ünlü yaptı. İnanılmaz bir hızla müzik kariyerinin basamaklarını tırmanan genç kız dünyanın en ünlü konser salonlarında birbiri arkasından
konserler verdi. Aktif olarak sadece 12 yıl sahnede çalabilmesine karşılık dünyanın gelmiş
geçmiş en önemli çellistleri arasında yerini aldı. Kısa kariyeri süresince Berlin Philharmonic Orchestra, London Symphony, London Philharmonic, New Philharmonic Orchestra, BBC Symphony Orchestra, New York Philharmonic ve Los Angeles Philharmonic Orchestra gibi orkestralarla ve Sir Adrian Boult, Sir John Barbirolli,
Zubin Mehta, ve Leonard Bernstein gibi ünlü şeflerle konserler verdi. 1966 yılında Eros’un
oklarından birinin menziline girdiğinde karşısında duran genç, piyanist ve orkestra şefi Daniel Barenboim’di. Barenboim’in dinini seçerek Musevi olan Du Pre, 1967’de Kudüs’te bu yetenekli delikanlıyla evlendi. Du Pre’nin aşkla taçlandırdığı başarılarla dolu hayatının akışı 1971'de parmaklarında başlayan ve giderek tüm vucuduna yayılan bir hastalıkla değişmeye başladı. Şubat 1973'te New York’ta vereceği konserlerin bir bölümünü
hastalığın artan belirtileri nedeniyle çok zor gerçekleştirdi ve başarılı bir performans gösteremedi. Orada verdiği son üç konser, O’nun son konserleri oldu. 1973’de hastalığına MS (miltiple sclerosis) teşhisi konuldu. İnsan beynine ve merkezi sinir sistemine etki eden, O’nu ellerini kollarını kullanamaz hale getiren bu hastalık bir müzisyen için kuşkusuz bir anlamda ölmek demekti. Du Pre, acılarla geçen bu yıllar boyunca çok sevdiği çellosuna dokunamadı. Hastalığının ağırlaşması üzerine evine kapandı ve 19 Ekim 1987'de 42 yaşında bu dünyadan ayrıldı. Ölümünden sonra ablası Hilary'nin yazdığı “A Genius in the Family” (Ailede Bir Dahi) kitabının 1998 yılında sinema filmi çekildi. “Hilary and Jackie” adlı film Jacqueline'nin
hazin hayatını ustalıkla gözler önüne seriyor. Abla ve kardeşin aralarındaki rekabeti,
bağlılığı, ruh halini ve müziğini anlatırken insanı hüznün labirentlerinde adeta duvardan
duvara savuruyor. Jacqueline du Pre… Hayat sahnesinden hızla kayıp giden bir yıldız pırıltısıyla ölümsüz bir imza attı müziğe. Kendisiyle neredeyse bir organı gibi bütünleşen çellosunun ahşap gövdesinden çıkan tınılar bugün hala bizlerle notaların diliyle konuşuyor, hüznün, sevincin, öfkenin, dinginliğin şarkısını söylüyor. Ve Du Pre ismiyle özdeşleşen, Edward Elgar’ın Mi Minör Çello konçertosu ne zaman çalmaya başlasa, dünyanın neresinde olursa olsun çellosuna sarılmış, mavi elbisesi içinde ve sarı saçlarının çevrelediği duru yüzüyle gülümseyen genç bir kadın beliriveriyor hüzünlü sislerin içinden...
Ve o görüntüye odaklandığında insan, ister istemez derin hayallere dalıyor. Tabii ki hayallerin mevsimi; sonbaharda...

Evet, kentin üzerine ağır bir örtü gibi çöken bu gri tonlar umutsuzluğa sevketmesin sizi.
Çünkü, mevsimler duygularımızda estirdiği rüzgarlarıyla anlam kazanır. Bahar ne kadar coşkuysa, sonbahar o kadar hüzündür.

Evet, hüznüyle en güzel mevsimlerdendir sonbahar. Ve yine, genel kabülün aksine aslında hüzün insan ruhuna iyi gelir.
Besler duygularını insanın, yıkayıp arındırır ruhunu.
İnsan iyi yaşarsa hüznünü, kapılıp gitmez, kaybolmazsa kara deliklerinde, dinginliğiyle yeni başlangıçlar için önemli fırsat kuponu bile denebilir aslında; duygu bonusu…

Haydi, siz de bir ezgisini dinleyin şimdi, utangaç bir kadın bedenini anımsatan Çello’ya başbaşka bir ruh üfleyen o muhteşem parmakların sahibi olağanüstü kadının....

Deniz Devrim Karaman Yılmaz

Facebookta Paylaş
 

Makaleler


Angora Sanat
ANGORA SANAT Türkiye'nin Kültür, Sanat ve Yaşam Portalı - Tüm Hakları Saklıdır © 2012
Web Tasarım Web Hosting Ankara : GLOBALNET