12 Eylül; Güneşe Vuralan Darbe

Bir başkent düşünün en önemli meydanında, köşebaşlarında hep zırhlı araçlar, sokak başlarında küme küme polisler. Bir ülke düşünün aynı anda pek çok şehrinde gecenin karanlığını silen ateşler alev alev gökyüzüne yükselmekte. Bir vatan düşünün gencecik vatandaşları birer birer devlet güçleri eli ile katledilmekte.Günümüzde herhangi  demokratik bir ülkede böyle bir tabloyu ancak filmlerde görebilmemiz lazım değil mi? Ben de bu manzara ile karşılaşınca herhalde zaman tünelinde geriye gittim bir an sandım. Öyle ya 2013 yılın 12 Eylül’ünde değil 1980 yılının darbe günlerinde ancak yukarda anlattığım  gibi bir tablo olabilirdi. Bende onlarca yıl öncesine gittim ve nasıl olurpta bu günleri yaşabşildiğimize o günlerden bakmak istedim. Nasıl bir tablo vardı darbenin hemen sonrasında. Söz de kardeş kanının akmasının durdudulması amacıyla düzenlen bu askeri darbenin ardından;

TBMM kapatıldı, anayasa ortadan kaldırıldı, siyasi partilerin kapısına kilit vuruldu ve mallarına el konuldu.

Tam 650 bin kişi gözaltına alındı.Tam 1 milyon 683 bin kişi fişlendi.

300 vatandaşımız kuşkulu bir şekilde öldü. Sadece 171 kişinin “işkenceden öldüğü” belgelenebildi.

Maalesef resmi kayıtlara göre cezaevlerinde toplam 299 kişi yaşamını yitirdi.

14  onurlu kişi açlık grevinde öldü. 16 kişi  resmi kayıtlara göre yine “kaçarken” vuruldu.

95 kişi “çatışmada” öldürüldü. Ayrıca  73 kişiye “doğal ölüm raporu” verildi.

43 kişinin “intihar ettiği” iddia edildi.

Yetmedi;

Açılan 210 bin davada 230 bin kişi yargılandı.

71 bin kişi TCK’nin 141, 142 ve 163. maddelerinden yargılandı.

98 bin 404 kişi “örgüt üyesi olmak” suçundan yargılandı. 

7 bin kişi için idam cezası istendi.

517 kişiye idam cezası verildi.

Haklarında idam cezası verilenlerden 50’si asıldı 388 bin kişiye pasaport verilmedi.

30 bin kişi “sakıncalı” olduğu için işten atıldı.14 bin kişi yurttaşlıktan çıkarıldı.

30 bin kişi “siyasi mülteci” olarak yurtdışına gitti.

937 film “sakıncalı” bulunduğu için yasaklandı.

23 bin 677 derneğin faaliyeti durduruldu.

3 bin 854 öğretmen, üniversitede görevli 120 öğretim üyesi ve 47 hâkimin işine son verildi.

400 gazeteci için toplam 4 bin yıl hapis cezası istendi.

Gazetecilere 3 bin 315 yıl 6 ay hapis cezası verildi.

31 gazeteci cezaevine girdi.

300 gazeteci saldırıya uğradı.

3 gazeteci silahla öldürüldü.

Gazeteler 300 gün yayın yapamadı.

13 büyük gazete için 303 dava açıldı.

39 ton gazete ve dergi imha edildi.

Okuyan,yazan, çizen ürten insanlarımıza, özgür düşünceyi savunan, öğreten ve öğrenenlerimize indirildi darbe. Kitaplar yılllarca haber bültenlerinde suç aleti olarak gösterildi, tanıldı okumaktan soğutuldukduk. Yazı yazamak için üretimiş daktilolar terörörist olmak için yeterli delil sayıldı; yazmaktan çekindik. Senaryolar sansürlendi, filmler yakıldı, oyunlar yasaklandı. Alnı ışıklı insanlarımız ölüdürüldü birere birer, aydınzım , sanatçımız, yazarımız, gazetecimiz.  İte kaka bugünlere geldik. Hep aydınlık yarınları görebilmek için. Umudumuz yarınlarımızı güneşin aydınlatmasıydı ama tasarlanmış bir ampulün soluk ışığına mahkum edildik. Bu ışık bize yetmiyor, önümüzü , yolumuzu , nereye gittiğimizi göremiyoruz.

Bugün öbek öbek ateşler parlıyor ülkemiz gecelerinde; ateşi çalan Prometeuslar koşuşturuyor sokaklarımızda hiç olmazsa çocukarımız karanlıkta kalmasın diye.

Altan Alkan
12 Eylül 2013
Ülkede bugün yanan ateşler 12 Eylül darbesinin bizden aldığı aydılığı geri getirebilmek için...

Facebookta Paylaş
 

Makaleler


Angora Sanat
ANGORA SANAT Türkiye'nin Kültür, Sanat ve Yaşam Portalı - Tüm Hakları Saklıdır © 2012
Web Tasarım Web Hosting Ankara : GLOBALNET