Balkondaki 250 Kişi

Cyrano De Bergerac"Cyrano de Bergerac"

Tiyatroya gönül vermiş herkesin kalbinde özel bir yeri olan muhteşem eser. Ankara Devlet Tiyatrosu tarafından sergilenilecek diye duyunca nasıl meraklandığımı, heyecanlandığımı kelimelerle anlatmam zor. Bu müstesna eseri izlemek için fırsat kollarken, arada geçen zamanda değerli isimlerin kalemlerinden çıkan yorumlar heyecanımı daha da artırdı.

.... “Kocaman birbaşlık sevinçle yerimden fırlattı beni.. Bir nefeste okudum..Ankara Devlet Tiyatrosu, Cyrano de Bergerac'ı yeniden sahneliyormuş.Yönetmen Işıl Kasapoğlu.. Kılıç düello sahnelerini Ali Tayla hazırlamış.Cyrano, seyrine doyamadığım oyunlardan biridir. Büyük Cüneyt'ten, muhteşem Mücap'tan izledim, yıllar yıllar önce.. Sabri Esat Siyavuşgil'in olağanüstü şiirsel çevirisi başımın ucunda durur.. Keyiflenmek istedikçe açar okurum.. Tiradların çoğunu ezbere bilirim hatta.. Şimdi hem de Işıl Kasapoğlu gibi bu ülkenin en önde gelen yönetmenlerinden biri, hem de Devlet Tiyatrosu'nun imkanlarıyla, müzikleri ve danslarıyla birlikte sahneye koyuyorsa...”(Hıncal Uluç)

...Işıl Kasapoğlu'nun, 'üstün-yapım' anlayışıyla sahneye getirdiği 2012-13 Ankara DT yapımı 'Cyrano' , baştan sona 'teatral' bir konsepte oturtularak gerçekleştirilmiş. Sahne olayı, dekor (Hakan Dündar), giysi (Esra Selah), ışık tasarımı (Yakup Çartık), müzik (Joel Simon), birkaç noktada şarkı kullanımı ve 'toplu hareket akışı' yoluyla, 'operatik'/'müzikal' bir atmosferle sarılıp sarmalanmış. Böylece, oyunun temel dokusunu belirleyen 'şiir söylemi'ni sahnede yatkın kılacak bir altyapı oluşmuş.
Cyrano de Bergerac'ı oyunuyla ölümsüzleştiren Rostand'ın sahne dili olarak şiir kullanımı, oyunun Türkçe çevirisini yapan Prof. Sabri Esat Siyavuşgil'in metnini de ölümsüz kılmıştır. 'İstemem, eksik olsun' ve 'Herşey olayım derken hiçbir şey olamadı' tiradlarının birer 'arya' tadına ulaştırıldığı bu çeviri 'biricikliği'ni korumakta, sanatçılar için 'ustalık sınavı' niteliği taşımaktadır....(Ayşegül Yüksel)

...”Oyun, konudaki derinliği ele alamamasına rağmen, üç saati aşkın süresinde anlatmayı başarabildiği kadarını keyifli bir sunumla çıkarıyor karşımıza. Büyük usta Işıl Kasapoğlu, izleyiciyi sürekli oyuna bağlamayı başarıyor. Yönetmenin bu etkisine en büyük katkıyı ise şüphesiz ki dekor yapıyor. Hakan Dündar mükemmel bir sahne tasarlayarak son yıllarda izlediğim en güçlü dekoru ortaya koyuyor. Beş ayrı sahne tasarlanmış oyun için. Her biri şaşırtıcı detaylarla, hayranlık uyandıran bir sanat eseri. En son bölümdeki ağaç ise izleyenler arasında bir uğultu uyandıracak kadar ihtişamlı...”(Emre Saklıca)

Tüm bu yorumların eşliğinde tuttum gişenin yolunu. Oyuna, pek çok temsil gerçekleşmiş olmasına rağmen o kadar yoğun ilgi vardı ki, ancak balkondan bilet alabildim. Bu durum merakımı ve mutluluğumu daha da artırdı. Tiyatral bir ziyafet beni bekliyordu.

Oyun günü balkonda yerimi aldığımda çevremdeki aklımda replikler uçuşup duruyordu. Kah burun tiradından replikler, kah düello esansındaki tirad, zihnimden akıp geçiyordu.
Oyun ve hayal kırıklığım ise aynı anda başladı. Tamamen söz oyunları üzerine kurulu bu muhteşem eseri duyamıyordum. Kıymetli sanatçılarımızın sesleri balkona ulaşmakta ne yazık ki büyük kayıplar veriyordu. Başroldeki birkaç oyuncunun sesleri hariç çoğunlukla mırıltı kıvamında duyulabildi. Sonrasındaysa oyunun pek bir anlamı kalmadı. Balkondaki 250 kişi; böylesine muhteşem bir eseri izlemekten ve duymaktan mahrum kaldı zaman zaman. Burada öncelikli sitemim tek bir seyiricinin bile ne denli önemli ve değerli olduğu gerçeğinden umarsızca uzak kalarak bu oyunun Büyük Tiyatro’da oynatılması sebebiyle Ankara Müdürlüğüne. Oyunun üçte birlik kesimi neredeyse sahnenin önünde geçen oyunda balkondaki izleyicler adeta hiçe sayılmış. Oyunu neredeyse ezbere bilmezem devamlılığı sağlayamayacaktım.

Çok güzel şeyler yazmak istesem de duyamadığım ve göremediğim bir oyun için birşeyler söylemek haksızlık olur diyerek satırları noktalamalı. Ama dereyi geçip denizde boğulmak, bir çuval incirin berbat olması bu gibi durumlar için kullanılan sözler olsa gerek...

Altan Alkan





Facebookta Paylaş
 

Makaleler


Angora Sanat
ANGORA SANAT Türkiye'nin Kültür, Sanat ve Yaşam Portalı - Tüm Hakları Saklıdır © 2012
Web Tasarım Web Hosting Ankara : GLOBALNET