Tutkulu, Zarif, Buğulu ve Hisli: "Fado"



Fado, duyduğunuz anda tüylerinizi ürperten, sanki o an tüm sesler susmuş gibi sadece kendini duyuran fevkalade etkileyici bir müzik. Kederli bir bekleyişin acılı tedirginliği kadar hırçın ve fakat durgun suların bataklığında açmış bir nilüfer gibi çıplak, yalnız ve mağrur..
 
Portekiz soul müziğinin kalbi ve dünyanın belki de en eski etnik müziklerinden biri Fado. Doğuşuna dair bir çok rivayet var, kimileri Afrika’dan bir dans olarak geldiğini ve Lizbon sokaklarındaki fakirler tarafından, kendi kültürlerine uyarlandığını söyler.


Başka bir rivayete göreyse Fado bir denizcilik geleneğinin yarattığı bir sanat. Sevgili özlemi çeken denizciler ve balıkçılar tarafından, yuvarlanan dalgaların yarattığı üzgün, melodik müziğe öykünerek yaratılmış olabileceği gibi, limanda eşlerinin tehlikeli seferden dönmesini bekleyen üzgün ve özlem dolu kadınların bu umutsuz bekleyişlerinden de feyzalıyor.
 
Çıkış noktası her ne olursa olsun Fado, her zaman kader, aşk, özlem, ihanet, ölüm ve ümitsizlik üzerine söylendi. Öylesine üzgün bir müzik ki, şayet dinleyici ağlamıyorsa fadistanın* performansı, başarısız sayılıyor, hatta dinleyici, bu açıdan başarısız bulduğu fadistaya şarkıyı kestirebiliyor bile. 
 
Ülkesini seneler boyu muhalefetsiz yönetebilen, Portekiz’in ünlü diktatörü Salazar’ın Fado söylenecek yerlere sınırlama getirmesiyle, sadece belli yerlerde söylenebilen Fado, bu dönemde altın çağını yaşar ve en büyük fadistalar yine bu dönemde yetişir. Halk bu fadistaları öyle sever ki, en ünlülerinden Amalia Rodrigues Portekiz kültürünün uluslar arası elçisi olur adeta; öyle ki bu büyük fadista vefat ettiğinde ülkede üç günlük ulusal yas ilan edilir.
 
Amerikanın bluesu, Arjantin’in tangosu gibi, Fado da fakir halkın yarattığı bir müzik. Erkek ya da kadın tarafından seslendirilebileceği gibi, kadın fadistaların tutkulu söyleyişi daima tercih ediliyor. Fado söylemede artistik tavır, ses ve şarkı kadar önemli. Bir fadista, siyah elbisesi ve omzundaki şalıyla orkestranın önünde durup jest ve mimikleriyle şarkısını söylerken elleri hareketliyken vücudu sabit bu çok konsantre duruşuyla mükemmel performansı yaratmayı hedefler. Gerçek bir performans, fevkalade vakur ve muhteşem bir  fadistayla eş tutulur.
 
Portekiz gitarı, bas gitar ve viyolaya kimi zaman bir akustik gitar daha hatta yakın zamanda piyano, violin ve akordeonun eşlik ettiği şarkılarıyla Fado’nun yeni nesil müzisyenleri, yaptıkları müziğe son derece saygılılar. Onu yaşatmak arzusuyla, sosyal ve politik anlamda yeniden doğumuna yardımcı oluyorlar. Örneğin, çağdaş Fado yorumcularından Misia, Sting’i Fadoyla tanıştırırken; Christina Branco, Mariza gibi fadistalar geleneği korumak ve yeni dinleyiciler kazanmak arasındaki ince çizgide yürüyorlar.
 
 
*fadista: Fado söyleyen kadın şarkıcılara verilen ad.


Alıntı: http://www.ucuncugoz.org/

 

 

Facebookta Paylaş
 

Angora Sanat
ANGORA SANAT Türkiye'nin Kültür, Sanat ve Yaşam Portalı - Tüm Hakları Saklıdır © 2012
Web Tasarım Web Hosting Ankara : GLOBALNET