Hüzün Mavisi: "Blues"



Blues yaklaşık 1000 yıllık geçmişi olan ve Afrika kökenine dayanan, esasında etnik bir müziktir.

Blues, özünde en çok Ritim özellikleriyle dikkat çekmektedir. Ancak günümüzde icra edilmekte olan Electric Blues yüksek enstrüman hakimiyeti ve güçlü ritim kabiliyetiyle birlikte iyi bir Armoni bilgisini de gerektirmektedir. Zira Modern Blues, Afrika kökenlerinin yanında çok yüklü bir etkileşime uğramış ve pek çok müzikten kalıntılar barındırır hale gelmiştir. Bununla birlikte pek türün oluşmasına sebep olmuş, kendisi başkalaşırken pek çok türü de değiştirmiştir. Buradan hareketle denilmektedir ki, modern müzik köklerini Blues dan almaktadır.


Aşağıda The Blues Academy Araştırma ve Geliştirme birimi tarafından hazırlanmış bir modern müzik tarihi denemesi bulunmaktadır.


Görsel; ANTOINE HARDYWAY "Blues"


"Günümüz popüler müziğine yön veren tarzların gelişimi de oldukça ilginçtir. Günümüz popüler müziğinin temelleri 1800'lerin sonunda Amerika' da atılmıştır.


Bundan önce sadece Klasik müzik vardır. Ve o hem sanat hem de popülerdir.


Bunun dışında yöresel müzik türleri de vardır elbette ancak, dünya üzerinde hakim medeniyet Avrupa olduğundan, kabul gören müzik türü Klasik Müzik olagelmiştir.


Bilindiği Gibi Amerika pek çok kültürün karışımından oluşur. Ancak bu karışımın müzik üzerindeki etkileri pek homojen değildir. Zira Amerikan müziğinde zencilerin etkisi en üst düzeydedir.


Zenci müziğinin gelişimini anlamak popüler dünya müziğini anlamak için çok önemli olduğundan bu konuya değinmek faydalı olacaktır.


1800'lerin başında köle ticareti oldukça yaygındır, ve Avrupalılar, Afrika' dan topladıkları zencileri, önce Avrupa'ya oradan da Amerika'ya götürüp satmaktadırlar.


Zenciler son varış noktaları olan Amerika'ya gelmeden önce, Portekiz, İspanya, Fransa başta olmak üzere Avrupa ülkelerine götürülmüşlerdir. Dolayısıyla buralardaki kültürden etkilenmişlerdir.


Örneğin Gitarla tanışmalarının bu zamanlarda olduğu sanılmaktadır. Bilindiği gibi, kölelik insan vasfına uygun olmayan bir durumdur.
Ve zenciler tüm dünyada senelerce bu sıfatla kullanılmış. İnsanlık dışı muamelelere maruz kalmışlardır. Fakat Beyazların tutumu bu konuda senelerce değişmemiş, hatta zencilerin insan olup olmadıkları dahi tartışılmıştır.


Zencilerin genetik özellikleri bir yana dursun, müziğe olan yakınlıkları işte bu kölelik dönemine bağlıdır.


Köleliğin sona ermiş olmasına rağmen günümüzde dahi hala 2. Sınıf insan muamelesi görmemeleri düşündürücüdür.
Zenciler hala çalışmakta zorlanmakta, kimi ibadethanelere girememekte, kimi okullarda okuyamamakta ve hatta kimi mahallelerde gezememektedir.
Günümüzde bile bu koşullar var iken, 1700'lerde zenci toplumunun müzikten başka yapacak bir işi olamayacağı açıkça görülmektedir. O dönemlerde kendilerine ayrılan kümes, ahır, tavan arası vb. yerlerde, çektikleri acıyı dışa vurmak için müzik yolunu seçmişlerdir. İlk zamanlarda kapılara vurarak ritim tutmuş, sonraları harmonika ve gitarla tanışmışlardır.


Zencilerin Hıristiyanlaşmadan önceki dönemde yaptıkları müziğe DELTA BLUES, denir. Bu tür. Hiçbir ölçü, birim ve nota kullanmaksızın, ağıt şeklinde icra edilmiştir.


Amerikan iç savaşından sonra zenciler kimi eyaletlerde özgür olmuşlar, ve diledikleri işi yapabilme fırsatı bulmuşlardır. Fakat dediğimiz gibi müzik ve bahçe işleri dışında yapabilecekleri hiçbir iş yoktur. Özgür zenciler Hıristiyanlaşmanın da etkisiyle artık acılarını Tanrıya yakarmaya başlamışlardır. Zenci vokal gurupları kendi kiliselerinde şarkılar söyleyip, Tanrıya yakarmışlardır. İşte bu tarza da GOSPEL denir.


Gospel, Delta Blues gibi ölçüsüz değildir. Zira söylenen şarkılar aslında İncil' den alınma dualardır. Şiir niteliğindedir ve ölçüleri vardır. Bunun yanında zenci müziğine has armoni yapıları kullanılır.


Gospel sonrasında zenciler enstrümanlarla tanışmaya başlamıştır. Beyazların kullandıkları enstrümanları kullanarak, Gospel tarzını, sadece ibadet değil, eğlence müziği de olarak kullanmak istemişlerdir. Ve bunun neticesinde BLUES ortaya çıkmıştır.
Fakat buradan Blues müziğinin 1700'lerin sonunda ortaya çıktığı sonucuna varılamaz. Zira 1300'lerden beri köle ticareti vardır. Ve zenciler bu zamandan beri çeşitli formlarda Blues yapmışlardır.


Buradan çıkarılacak en doğru sonuç. Blues' un zencilerin Müziği olduğu, ve bu müziği kullanarak acılarını dile getirdikleridir.


Blues müziğin entelektüel bir müzik olması beklenemez. Günümüzde dahi Blues müzisyenleri ilkokulu zor bitirebilmektedir. Zira zenci karşıtlığı hala, gizliden gizliye sürmektedir. Ve zenciler en eğitimsiz ırk olmak durumundadır.


Dolayısıyla Blues, müziğin matematiksel kavramlarıyla, bilinçli olarak uğraşılmayan bir tarzdır. Ancak incelenecek olursa bir matematiğinin varlığından söz edilebilir. Blues müzik bir dönem sonra Amerika'da en etkin müzik haline gelmiştir. Bu arada beyazlar Blues'a çok benzeyen bir tarz geliştirmişlerdir. Bu tarz Avrupa halk müzikleri ve Blues sentezidir. Armoni yapısı, ölçü kalıpları Blues' la neredeyse aynıdır. Bu tarza ise COUNTRY denmiştir.


Country beyazların' da zenciler gibi müzik yapabileceği düşüncesini yaratmak üzereyken. Zenciler klasik müzik enstrümanlarıyla tanışmış ve kısmen entelektüel bir tarza imza atmışlar. JAZZ...


Jazz hakkında söylenecek aslında çok şey vardır. Ancak söylenmesi gereken ilk şey günümüz müzik dünyasında Jazz hakkında hiçbir şey bilinmediğidir. Oldukça iddialı görünen bu cümle Amerikan Jazz ustalarının ortak yargısıdır. Onlara göre Jazz' ın bir metodu yoktur. Ve kesinlikle kalıplara sokulamaz. Bunun yanında Jazz matematik değil, his müziğidir.


"Hissedilmeyen hiçbir şey Jazz olamaz, Jazz Olmayan hiçbir şey gerçek değildir, eğer gerçek değilse, müzik de değildir." Demiştir BB King...


Günümüzde yapılan ve adına Jazz denilen müziklere bakıldığında ise tamamen matematiksel figürlere dayalı, hissetmeye zaman kalmayacak kadar karmaşık, olabildiğince kalıplara sokulmuş türler görülebilir. Ancak buradan Jazz' ın hiçbir matematiğe dayanmadığı sonucu çıkarılamaz. Elbette matematiksel teorileri vardır. Önemli olan Jazz'ın ana fikridir. O da Acı ve protestodur. Bu da matematikle ifade edilesi bir şey değildir. Jazz bir süre en popüler tarz olarak kalmış fakat devrimin tokadından nasibini almıştır. Devrim ise Elekrik Gitar olarak nitelenir. 1900'lerde elektrik gitarın bulunmasıyla, Electric Blues, ortaya cıkmıştır. Bu tarz hala etkindir.


1940'lardan sonra özgürleşme hareketlerinin artması, elektrik gitarın geliştirilmesi ve Blues' da yenileşme çalışmaları sonuç vermiş ve hem eğlenceli hem de protest bir tarz olan Rock'n'Roll ortaya çıkmıştır. Rock'n'Roll orkestraları Orkestra düzeni olarak Jazz Orkestralarına benzer. Ancak daha çok gitar üzerine müzik yaparlar. Armoni yapısında bir çok sentez vardır. Ancak %90 ağırlığı yine Blues yönündedir. Bilinen en büyük ustaları; Chuck Berry, Elvis Presley ve Jerry Lee Lewis dir. Rock'nRoll Amerikan tarihinde, siyasi olaylardan daha büyük izler taşır. Zira 1950'li yıllarda Amerika=Rock'n'Roll olarak bilinmekteydi. Hatta Avrupa da dahi Klasik Müziği tahtından eden ilk müzik olarak bilinir. Günümüzde icra edilen Tüm elektrik müziklerin atası olarak kabul edilir. Burada elektrik ve eletronik ayrımını yapmak gerekir. Elektrik gitarlar ve amplifikatörler kullanılarak yapılan müziklere, elektrik orkestra müziği, dijital cihazlar kullanılarak yapılan ve genelde orkestra düzeni olamayan müziklere de elektronik müzik denir. Akustik müzik ise Akustik enstrümanlar kullanarak yapılır. Geniş kitlelere ses duyurmak için amplifikatör kullanmak müziğin akustik yapısını değiştirmez.


1950'li yılların başka bir devrimi ise SWING' dir. Swing Rock'n'Roll ve Jazz karışımı bir müziktir. Metronomu Rock'n'Roll' dan dahi yüksektir. Jazz ile bağlantısı ise orkestra düzeni ve armoni yapısıdır. Dans müziği olarak bilinir. Hatta adına bir dans dahi geliştirilmiştir.


Swing 'in Türevlerinden olan JIVE' dan da burada bahsetmek doğru olur. Jive Swing' le hemen hemen aynıdır. Rock'n'Roll ile benzerliği daha fazladır. Ek olarak şundan bahsedilebilir. Swing, Jive, Boogie, Rock'n'Roll gibi müzikler birbirlerine çok benzerler. Küçük tavırlarla birbirinden ayrılırlar. Bu yüzden bu tarzlarla ilgilenenlerin bu müzikleri çok iyi bilmesi gerekir.


1960'lara gelindiğinde Blues türevleştirmeyi sürdürmekle birlikte varlığını korumuş ve Electric Blues, en yaygın tür haline gelmiştir. Türevleşmenin bu dönemdeki en önemli örneği, FUNK' dır. Funk daha çok Gospel' e benzer ancak daha modern bir tavrı vardır. Elektrik, akustik ve elektronik enstrümanlar bir arada kullanılır. Bu tarzı sadece elektrik enstrümanlarla yapanlarda olmuştur. Bu tarza ise Funky Blues denir.


1970'lerde Rock'n'roll türevleri ortaya çıkmaya başlamıştır. Bunlara genel olarak Hard Rock demek doğru olacaktır. Tamamen elektrik enstrümanlar ve zorlanmış, teknik tabiriyle Distortion amfilerle yapılan bir müziktir. Rock'n'roll' dan farklı olarak değişik armoni kalıpları kullanılmıştır. Tarzın bilinen ilk örnekleri, Led Zeppelin, Deep Purple, Jethro Tull, Van Halen ve Ac Dc, gösterilebilir.


70'ler SOUL müziğin de ilk örneklerinin görüldüğü dönemdir. Daha elektronik ve daha depresif bir Funk türevi olarak nitelendirilen Soul, sakin ve tek düze bir müziktir. Funk dan farkı bu özelliğinde ortaya çıkar. İcracılarında örnek vererek anlatacak olursak. James Brown Funk şarkıcısıdır ve parçaları yüksek metronomlu ve eğlencelidir. Al Green ise Soul müzisyenidir, ve eserleri oldukça yavaş ve duygusaldır. Daha sonra bu tarz Tekno gibi tarzlara kök oluşturmuştur.


80'ler ise artık bir çok tarzın eskitildiği, Klasiklerin geri plana çekilip, Rock ve Funk tarzı müziklere popüler olma şansı tanıdığı dönemdir. Bakılacak olursa Michael Jackson da, Metallica da bu dönemde dünya çapında popüler olmuşlardır. Ancak bu dönemin bir diğer özelliği Hip Hop Ve Rap tarzı müziklerin ortaya çıktığı dönem oluşudur. Rap, melodik vokalleri olamayan Blues dan başka bir şey değildir. Funk veya Soul olarak değerlendirilirse de Blues oluşlu değişmez.


80'lerden itibaren, teknolojik gelişmeler soğuk savaşın sona erişi, Dünya iletişiminin kolaylaşması vb. sebeplerden dolayı etkileşim artmış, müzikler bu dönemden sonra Blues kökenlerinde kayıplara uğramışlardır. Örneğin Heavy Metal ve diğer metal türevleri başta Rock'n'roll iken 90'larda oldukça farklılaşmışlardır. Ayrıca bu dönemden sonra çeşitli nedenlerden dolayı popüler istekler değişmiş ve artık deneysel müzikler dönemi açılmıştır. Klasik Anlamda Blues, Jazz, Country, Swing, Funk, Soul, Rock'n'Roll terk edilmiş. Ve popüler talepler doğrultusunda yeni arayışlara gidilmiştir. Ortaya konulan ve tarz olarak nitelenen yaklaşımların içinde ise 2 tanesi dünya müziğine yön vermiştir. Bunlar ALTERNATIVE ve RnB' dir. Her ikisi de Blues kökeninden geliyor olmasına rağmen. Farkları vardır. RnB (Ritym And Blues) hala zencilerin yaptığı bir müziktir, oysa Alternative zencilerin neredeyse hiç ilgilenmedikleri bir tarzdır. Ve Alternative müzik armoni yapıları oldukça farklıdır.


Tüm bunların yanında Punk müzikten de bahsetmek gerekir. Alternative tarzların 1.si olarak bilinir. Kendine has tavırları vardır. Yine RocK'n'Roll kökenine dayanır, ancak Klasikciler (Klasik Rock'n'Roll) tarafından kabul görmez. Günümüzde ise örnekleri yok denecek kadar azdır. Çoğunluğu Alternative' e kaymıştır.


Görüldüğü gibi günümüz küresel popüler müziği Blues kökleri taşımaktadır. Fakat Klasik anlamda ne jazz, ne Blues, Ne Rock'n'Roll, Ne Swing Ne de Diğer kök müzikler artık icra edilmemektedir.


Ancak son yıllarda, müzikte bir geri dönüş göze çarpmaktadır. Klasikleri icra eden orkestralar artmaya başlamış. Ve Klasik Tarzların yeni eserleri ortaya konulmaya başlamıştır."


http://www.ozdemmusic.com/


                                                                                      Blues Türleri

Acid Blues


Acid Blues, yirmibirinci yüzyılda Rock, Soul, Funk, Caz ve Blues Rock türlerinin karışımından ortaya çıkan bir türdür. Türün Seattle, Washington'da keşfedildiği varsayılır ve aslında Jimi Hendrix gibi Blues Rock ve Acid Caz sanatçılarını içerir. Türün başlıca müdavimleri.. Cream, Mountain, Led Zeppelin, The Jimi Hendrix Experience, Stevie Ray Vaughan, Marshall Lawrence, Ivan "Boogaloo Joe" Jones bilinir.


Acoustic Blues

Acoustic Blues, hemen hemen elektrik kullanmayan bütün müzik aletleriyle yapılan müziği kapsıyan, geniş kapsamlı bir blues türüdür. bu tarz, oldukça büyük bir çeşitlilikteki gitarları ve "folk, the songster, tradition, slide, fingerpicking, ragtime" gibi tarzları içinde barındırabilir. fakat akustik blues, akustik kavramının zengin içeriği nedeniyle sadece gitarla yapılan blues ile sınırlandırılamaz. çünkü akustik kavramı gitarın yanında mandolin, banjo, piano, harmonica, jug gibi enstürmanlarıda içerir.


Blues Shouter

Bir blues shouter, blues şarkıcısıdır, genellikle erkektir, bir müzik grubu ile söylerken yeteneklidir. Şarkıcı kafasında tasarlamalıdır, ya da gruptaki müzikal enstrumanları ve davulu duyunca "bağırmalı". Blues shouting, caz müziğin kenarından rock and rolla doğru geçtiği büyük bir patikaydı. Aynı zamanda mikrofonların gelişinden önce popülerdi.


En önemli Blues shouter'lar:
Big Joe Turner, H-Bomb Ferguson, Wynonie Harris, Eddie "Cleanhead", Walter Brown, Jimmy Witherspoon, Jimmy Rushing


Blues-Rock

Blues-rock; uzatılmış boogie doğaçlamalı Rock and roll stilleri ve daha bir blues dolu 12-bar blues stilinin harmanlanmış melez bir türdür. blues rockın öz sound'ı elektro gitar, bas gitar ve davul setidir.


Tür 1960'larda İngiltere ve Amerika'da geliştirilmeye başladı. Müzik eleştrimenleri tarafından "Beyaz avrupalı müzisyenler tarafından çalınan rhythm'n'blues'un bir türü." olaran nitelendirildi. The Animals, Cream ve The Rolling Stones gibi İngiltere grupları; Howlin' Wolf, Jimmy Reed ve Muddy Waters gibi daha yaşlı blues adamlarından müzikle deney yaptılar. Önceki blues-rock grupları "daha uzun çalma girişiminde bulundu, caz kayıtlarında sıradan olan doğaçlamaları karıştırdı" 1970'ler Blues-rock daha ağır ve daha çok tekrar-temelli oldu. 70'lerin başlarında gruplar rock türü kayıtlara başlarken, blues-rock ve hard rock arasındaki çicgiler hemen hemen görülebilir oldu. 1980'ler ve 90'larda blues-rock grupları bluesy köklerine geri döndü, ve Fabulous Thunderbirds ve Stevie Ray Vaughan gibi o gruplardan bazıları rockın şöhreti ile flirt etti.


Boogie Woogie

Kayıt edilsin yada edilmesin, Amerika’nın her yanındaki blues piyanistlerinin fikirleri birbirine karışmış, ayrı yönlere sürüklenmiş ve yeni bir biçimde bir araya gelmiş,1920’lerin sonunda piyano blues’una yaratıcı bir canlılık katmıştı. Bunlar danslı bar zincirinin piyanist şarkıcılarını izleyen ikinci kuşak piyanistlerdi ve birçok piyano tarzından bir tanesine yeni bir isim vermişlerdi. Daha önce de hep isimler ve teknikler olmuştu, ‘kara kösele’, ‘yukardan aşağıya vuruş’, ‘iniş çıkışlı bas’, …. ve bir düzine başkası; ama bir tarz özellikle çok tutulmuştu: boogie woogie. Ancak müzik tarzı ve boogie kelimesi yıllardır ortalıktaydı, genelevlere ‘boogie evi’ deniyordu, ve bir ‘boogie ayarlamak’ bri parti vermek anlamına ve ya daha cinsel içerikli bir anlama geliyordu, ancak bu kaba ve enerjik piyano tarzına ismini iliştiren, Pinetop Smith’in 1928 tarihli Pinetop’s Boogie- Woogie adlı plağı olmuştu.Pinetop, hareketli bas ve kesik ritimlerin üzerine konuşarak sözlü açıklamalar yapıyordu…
alıntı: blues tarihi



British Blues

British blues, 1950'lerin sonunda çıkan bir blues türüdür. B.B. King ve Howlin' Wolf gibi Amerikan Blues sanatçıları o zamanlar Britanya'da oldukça poplerdi. Mudy Wates, 1950 dolaylarında İngiliz izleyicilerin karşısında ilk elektrik blues çalan gitarist diye bilinir, ve Sonny Boy Williamson, Bo Diddley ve Chuck Berry onu takip eder. İngiliz gençler Amerikan blues'un çeşitli tarzlarını örnek alarak bluesu çalmaya başladı. Yavaş yavaş yeni bir İngiliz sound'ı açıkça 1960'ların ortalarında doğrulmaya başladı, Beat olarak adlandırıldı. Blues'un bu formu, ve çeşitli türevler, Amerika'da oldukça popüler oldu. British Invasion'nın ve İngiliz R&B'nin öncüsü oldu.


İcra edenler:
The Animals, Long John Baldry, Jeff Beck, Duster Bennett, Bluesology, The Blues Band, Chicken Shack, Graham Bond, Jack Bruce, Billy Childish, Eric Burdon, Eric Clapton, Roger Cotton, Cream, Cyril Davies, Fleetwood Mac, Humble Pie, John Lennon, John Mayall, Peter Green, Paul Jones, Jo Ann Kelly, Alexis Korner, Led Zeppelin, Manfred Mann, Steve Marriott, The Malchicks, Jimmy Page, Mark Thornley, The Rolling Stones, Savoy Brown, Jeremy Spencer, Ten Years After, Them, The Yardbirds, The Pretty Things, Chris Youlden, Jethro Tull


Canadian Blues "Canadian blues" Kanada'daki blues ve blues münasebetli grup ve sanatçıları ima eder. Kanada'da yüzlerce yerel ve bölgesel temelli Kanada'lı blues grup ve sanatçıları mevcuttur. Ayrıca hatıra sayılır sayıda Kanadalı grup ve Sanatçı ulusal ve uluslar arası arenada başarılara ulaşmıştır. Bu gruplar ve sanatçılar, şehir ya da bölgesel blues toplulukları, blues radyo şovları ve blues festivallerinden oluşan Kanada'daki "blues sahnesi"nin bir parçasıdırlar. Belli başlı sanatçılar; David Wilcox, Jeff Healey'dir.


Chicago Blues

Klasik Chicago stili 1940 ların sonlarına doğru ve 1950 lerin başlarında Delta Blues'u da içeriğine dahil edip, onu genişletip küçük grup konseptine sokarak gelişmiştir.Davul, bas gitar, piyano, (bazen saksafon) ve temel telli çalgılar eklentisiyle şimdiki standart blues grupları yaratılmıştır.Bu stil piyanist, gitarist, armonika sanatçılarını ve solisti bağdaştırma (birbirine uydurma) konusunda son derece esnektir.Daha sonra bu stilin permutasyonu, 1950 li lerin sonları ve 1960 ların başlarında B.B. King ve T-Bone Walker gibi yeni efsanlerin çalışmaları ve temel ritm kısmın eklenmesiyle popüler Batı Tarzı jenerasyonunu yaratmıştır.80'ler ve 90'lara gelindiğinde rock ve funk ritimlerini kapsamasına rağmen,50'lerden bu yana kendi ana hatlarındada gelişmeye devam etmiştir.


Chicago Blues'un babası olarak Muddy Waters kabul edilir. Amfiye bağladığı telecasterıyla, Son House ve Robert Johnson'dan öğrendiği delta blues çalar. "Like a rolling stone" (ya da Catfish Blues), bildiğim kadarıyla bu şekilde yapıtığı ilk kaydıdır. Blues içinde en derin groove bu tür içindedir. Gelişiminde Chess kardeşlerin sahip olduğu Chess Records ve Chess Records, Muddy Waters, Howlin' Wolf, Koko Taylor gibi isimleri yönlendiren aynı zamanda kontrbascı olan Willie Dixon'ın çok önemli etkisi vardır.


Classic Female Blues

Classic female blues, 1920 ve 1929 aralığında çıkmış, 1923 ve 1925 arası doruğa ulaşmıştır. Bu sanatçıların en popülerleri; Ma Rainey, Bessie Smith, Mamie Smith, Ethel Waters, Ida Cox, Victoria Spivey, Sippie Wallace, Alberta Hunter, Clara Smith, Edith Wilson, Trixie Smith, Lucille Hegamin ve Bertha “Chippie” Hill'dir. İçlerinde Lizzie Miles, Sara Martin, Rosa Henderson, Martha Copeland, Bessie Jackson (Lucille Bogan), Edith Johnson, Katherine Baker, Margaret Johnson, Hattie Burleson, Madlyn Davis, Ivy Smith, Alberta Brown, Gladys Bentley, Billie and Ida Goodson, Fannie May Goosby, Bernice Edwards ve Florence Mills'inde bulunduğu diğer yüzlercesi plak kayıt yapmıştır. Onlar genellikle piyanoya, çeşitli horn'lara ve davullara dayanarak gruplarına destek çıkmışlardır. Bu kadın sanatçılar plak şirketleri için önde gele isimlerdi: Onlar plak kayıdı yapan ilk siyah kadın sanatçılardı, onlar plak kaydı yapan ilk blues sanatçıları idi, ve ülke boyunca 12-bar blues formunu yayan etkileyici sanatçılardı. Onlar genellikle özenle hazırlanmış elbiseler giyer, yaşadıkları hatların ne kadar adaletsiz ve haksız geçtiklerini anlatan şarkılar söyler, seyircilerin hüzünlerinide birbirlerine bağlanırlar.


Country Blues

Piedmont, Atlanta, Memphis, Texas, Acoustic Chicago, Delta, ragtime, folk, songster gibi bölgesel blues stillerinin veya varyasyonlarının genel adı denilebilir.Piano Blues, Classic Female Blues türlerinin, akustik gitar ustalarının bulundugu, ve birçok gitar tekniklerinin ustalıkla kullanıldıgı türdür.Bu stilin en ünlü ustalarından Lightnin' Hopkins ve John Lee Hooker stillerinin temellerinde büyük bir değişiklik olmaksızın daha sonra elektro gitara geçmişlerdir. 



Delta Blues

Delta Blues Stili ''Blues'un doğdugu toprak'' olarak adlandırılan Mississippi'nin güney bölgesinden gelmektedir.Stil ilk zamanlarda,ilk Afrika-Amerikan gitar-müziği olarak 1920'lerin sonuna doğru kaydedilmiştir.Birçok Delta Blues sanatçısı canlı olarak birçok yerde uzun zamanlar canlı çalmasına ve bu müziği yapmasına rağmen, çok azı kayıt yapma fırsatına sahip olmuştur.1920 ve 1930 lar arasında yapılmış olan bu kayıtlar genelde solo tarzı çalışmalar olmuştur.Tarzın en önemli özelliği muhteşem derecede slayt gitar çalınması ve sözlerin içten gelerek söylenmesidir.Şarkı sözleri genelde şiir tadında tutkuyla içten yazılmıştır.


Delta blues, ilk kayıt edilen blues türüdür. 1700'lerden beri amerika kıtasında süre gelmekte olan blues geleneğinin ilk yansımasıdır. Gitar, washboard ve mızıka gibi basit enstrumanlar kullanılır. En sık gitar-vokal karşımıza çıkar. 12-bar blues formu delta blues ile ortaya çıkmıştır. Günümüze bu türün ilk zamanlarından uluşan kayıtlar, çoğunlukla gezici kayıt studyolarında yapılmış olan kayıtlardır. A. Lomax, Amerikan kongresi kütüpanesi adına bütün güneyi dolaşarak çalınmakta olan müziği kaydetmiş ve bu kayıtların günümüze ulaşmasını sağlamıştır.



Detroit Blues

Detroit blues, Delta blues sanatçılarının, Mississippi Deltası ve Memphis'in, Tennessee'nin, Detroit'in endüstriyel ekim sahalarında çalışmak için göç ettikleri sırada ortaya çıktı. Tipik Detroit blues, Chicago blues türüne çok benzer. Sound'u delta blues dan seçkin ve ünlüdür. Elektrik gücü yükselmiş, bas gitar ve piyanonun dahil olduğu daha eklektik bir karışıma sahip enstrumanlar mevcuttur. Detroit sahnesi, Black Bottom'un merkezinde, Detroite komşu yerdedir.


East Coast Blues

Bu stil genel olarak 2 bölüme ayrılır;Piedmont Blues ve Jump Blues (ve türleri).Müzik tarzı olarak Piedmont Blues, Georgia, the Carolinas, Virginia, Florida, West Virginia, Maryland ve Delaware'de ki müzisyenlerin stilleri olarak tasvir edilebilir.Bu stil ortak tarihe, coğrafyaya ve sosyolojik koşullara sahip olan repertuarları, estetik değerleri ve teknikleri kapsmaktadır.Piedmont gitar stili alt tellerde melodik bir yapıda olan kompleks bir parmak metoduna sahiptir.Bu stil için ragtime, country blues dans şarkıları yada parti müzigi eşdeğerinde bir yapıya sahip diyebiliriz. Jump Blues Stili ise temposuz, 1940 ların sonlarındaki jazz havasında bir türdür.Yapı olarak vokal ön plandadır, saksafon soloları ve rock&roll'un ilk ezgilerini taşıyan tür diyebiliriz.Jump Blues eski blues stili ve 1940 sonlarındaki jazz stilinin arasında bir köprü gibidir.



Fingerpicked Guitar

Fingerpick gitar tarzı amerikanın güneyinde ortaya çıkmıştır. bu teknik müzisyenin bas notaları baş parmağıyla çalarken diğer parmaklarıyla da melodiyi çalmasıyla, bir gitarla iki gitardan çıkacak sesi taklit etmek amacıyla kullanılmıştır. fingerpicking ayrıca "thumbpicking" ve merle travis le birlikte "travis picking" olarak da isimlendirlmiştir. fingerpicked tekniği, country ve folk tarzlarında olduğu gibi bluesda da önemli yer tutar. ayrıca benzer teknikler klasik gitar müziğinden kaynağını almış ve avrupa folk müziği, hawaiian slack-key gitar ve jazz gibi tarzlarla yüzeye çıkmıştır.


Gospel Blues

Gospel, kilisedeki törenler esnasında org ya da piyano eşliğiyle, genellikle bir kadın vokalin söylediği doğaçlamalardır. Cenazelerde ölen kişiye edilen dualarla ağıt şeklinde, dini günlerde ise İsa'yı öven, Tanrı'ya dualardan oluşan sözlerden oluşur. Ünlü müzisyen Ray Charles'ın gospel müziğe sevgilisinden, cinsel arzulardan bahseden sözler yazması tepkilere yol açtı. Çünkü, gospel, dini ezgiler ve sözler içeriyordu ve o tarzda sözleri bu müziğe uyarlamak günahtı. Tepkilere rağmen Ray Charles müziğini kitlelere kabul ettirmiş, özgün tarzından taviz vermeden müziğini yapmıştır. Ray Charles'ın bu tarz gospel şarkılarından biri I Got A Woman'dır.



Harmonica Blues

Harmonica (Armonika Blues) armonika enstrümanının temel olarak kullanıldıgı bütün türleri kapsamaktadır.50'lerde country-blues kayıtlarında bu stil dahada yaygınlaşmıştır.Little Walter Jacobs armonikanın içerisine basit bir mikrofon tesisatı yerleştirerek Electric Harmonica Blues türünü yaratmıştır.Onun yaratmış oldugu stil ve sound ölümünden yıllar sonra bile Blues Dünyasında devam etmiştir.



Hokum Blues

Amerika’nın ilk Ekonomik Bunalım günlerinde popüler olan Georgia Tom (rahat piyano tarzı) ve Tapma Red (berrak, çınlayan gitarı) sayesinde kısa süren bir ‘Hokum’ blues modası yaratmışlardı, bunlar ‘Selling that stuff’, ‘Beedle um bum’ ya da ‘No matter how she done it’ gibi armonik bir şarkı söyleme tarzına ve akılda kalıcı ezgilere sahip, hafif, neşeli, kinayeli parçalardı.


Georgia Tom, Hokum çaldığı günleri şimdi gurur ve sevgiyle anımsıyor. ‘ Blues, Hokum; şimdi Hokum dedikleri bir şey vardı. Ritmi canlıydı. Kendimizi blues şarkıcısı demek istememiştik ve kendimize popüler şarkıcı demek de istememiştik. Hokum kelimesinin ne anlama geldiğini şimdi ben de bilmiyorum…’
Hokum blues, eski çağın belki de son gösterişli eseri, 1920’lerin kentsel iyimserliğinin son girişimiydi. Bir çokları büyük bir hit olan ‘It’s tight like that’ i kopya ettiler ama o eski güzel günler artık sayılıydı. 1932’de Ekonomik Bunalım daha da kötü bir hal aldı ve Georgia Tom blues’u bırakarak eski aşkına, dini müziğe dönmeye karar vererek ‘Precious Lord’ gibi bestelerle gospel müziğinde önde gelen isimlerden biri oldu.


Hokum blues Ekonomik Bunalım’ın başlarında ölmüş olmasına rağmen, cana yakın, neşeli, açık saçık grup blues’u tarzı o on yılın geri kalan kısmında da devam etmişti. Öteki blues, Ekonomik Bunalım dönemindeki hayatın acımasız tarafıyla ilgilenirken, coşkulu ve gürültülü küçük gruplar , Bunalım dönemi blues’undan kaçmak istercesine Hokum’un eski ruhunu hala koruyorlardı. ‘Let’s get drunk and truck’ yada ‘Let me feel it’ gibi...
alıntı: blues tarihi



Jazz Blues

Bu tür, caz ve blues karışımından oluşan bir türdür. Bu tür, aynı zamanda geleneksel blues tarzından daha çok, caz tarzında 12 bar blues stilinin ezgilerini kapsar. Caz repartuarında aşırı derecede basit öyle ezgiler vardır ki; blues müziği cazın gelişiminde büyük bir etkiye sahiptir (öyle ki; akor gelişiminde caz sanatçıları, blues'dan bir çok biçimsel tüyolar ödünç almıştır: mavi notalar, melodilerdeki blues-like ibresi ve blues riffleri gibi..). Jazz Blues genellikle biraz karmaşık bir özelliktir. - ya da başka bir deyişle - geleneksel blues'dan daha çok uyumun sağlanması olayıdır. Caz müzisyenlerinin başardıkları ana yollardan biride, akorları değiştirerek kullanmak: Orjinal dizideki bir akor, yine aynı duygu ve fonksiyondaki bir ya da birden çok akor ile değiştirilir. Bunun önemli bir örneği; olağan blues dizelerinin neredeyse her zaman tipik caz cycle-of-fifths dizinleri ile değiştirildiği dokuzuncu ve onuncu barlarda meydana gelir. Caz'ın bu formunu söyleyebilen en bilindik sanatçı, Billie Holiday'dir. Jazz Blues tarzı aynı zamanda yazılabilecek en zor parçadır, eğer onu bir müzik oluşlumunda kullanacaksanız..


Jump Blues

Jump Blues, büyük grup sound'lu, yüksek tempolu blues müziğinin bir türüdür. Türün nitelikleri : caz müziğine benzer, saksafon (ya da bas enstrumanları) sound'lu sürekli ritim ve bağırışlar, yüksek sesli vokaller, modern kentsel temalarda komedi şarkı sözleri. Jump Blues diğer blues türlerine pek benzemez. Jump Blues, gitarı ritim bölümlere gönderir.


Kansas City Blues Kansas City Blues bir blues müzik türüdür. Kansas Blues & Jazz Festivali ve Kansas Blues Topluluklarından üremiştir. Kansas City'nin çok sayıda blues ve caz hayranları vardır. Count Basie ve Charlie Parker'ın kariyerleri Kansas City'de başlamıştır.


Louisiana Blues

Louisiana Blues, sound'u karanlık ve gergin yapan yavaş ritimler ile tanımlanan bir blues müzik türüdür. Sonuç olarak bu sound; swamp blues adlı bir alt-tür ortaya çıkardı. Bu da standart Louisiana Blues'un karanlık sound ve laidback ritimlerini vurgulamaktadır.


Memphis Blues

Memphis Blues, 1920 ve 1930'lar da, Frank Stokes, Sleepy John Estes, Furry Lewis ve Memphis Minnie gibi Memphis bölgesi sanatçıları tarafından oluşturulmuş bir blues müzik türüdür. Tür vodvil ve hekimlik şovlarında popülerdi, ve Memphis'in ana eğlence bölgesi Beale Street ile ilişkisi olmuştur. Bölgenin tarihi, ayrıntılı bir şekilde James L. Dickerson'un "Goin' Back to Memphis" adlı kitabında belirtilmiştir.


Modern Electric

Blues Modern elektrik blues eski ve yeni tarzların elektronik olarak karışımı denilebilir.Bu türün bazı formları Chicago Blues'un eski stili ve ilk kentsel tarzını, eski enstrümanları amfi sistemi yoluyla sound değişimi içine sokmuştur.Böylece çağdaş bir tür yakalanmıştır.Birçok yeni blues formu oluşmuş, rock ve pop müziğin temeli bu sayede atılmıştır.



New Rhythm and Blues

Modern R&B (aynı zamanda kentsel pop olarak da bilinir), 1940'larda başlayan Rhythm and Blues müziğini güncel bir şekilde yineleyen popüler batı müziğinin bir türüdür.Kısaltılmış adı "R&B" geleneksel Rhythm and Blues müziğinin çağrışımıdır. R&B bugün; 1980'lerdeki diskonun ölümünden sonra Afro Amerikan müzik çağrışımını en çok tanımlayan terim olarak kullanılmıştır. Bu yeni tür; soul, funk, dance ve hip hopın karışımıdır. Bazı R&B sanatçıları; R. Kelly, Toni Braxton, Mary J. Blige, Usher, Aaliyah'dır, bazı R&B grupları; Boyz II Men, Destiny's Child, TLC, OutKast, Black Eyed Peas şeklinde devam eder.


Piano Blues

Piano Blues, çeşitli blues tarzlarını kapsar. Piano, karakteristik bir biçimde temel müzikal enstrumandır. Barrelhouse, swing, R&B, rock and roll ve caz'a rağmen; Boogie Woowgie önceki piyanistleri güçlü bir şekilde etkileyen en iyi bilinen piano blues türüdür. Bu türdeki önemli blues piyanistleri; Roosevelt Sykes, Memphis Slim, Otis Spann, Sunnyland Slim, Pinetop Perkins, Dr. John ve Ray Charles'dır.


Piedmont Blues

Piedmont Blues türü aynı zamanda East Coast blues olarak da bilinir, öncelikle bir gitar stilini ifade eder. Piedmont parmak stili içinde düzenli olarak karakterize edilmiş bir fingerpicking yaklaşımı ile baş parmak bas telinin üzerinde ritmik dizelerde ilerlerken ön parmaklar ile genellikle tiz dizeler kullanılır. Sonuç sound'a göre piano ragtime ya da sonraki adıma göre karşılaştırılabilir.


Piedmont stili ragtime temelli özellikle Mississippi Delta türü stillerden hemen ayırt edilebilir, rockabilly ve folk revival scene'de doğrudan etkilidir. Bu 20. yüzyılın ilk yarısında on yıllarca Afro-Amerikan dans müziğinde son derece popüler oldu. Bazı piedmont blues türü sanatçıları: Pink Anderson, Etta Baker, Scrapper Blackwell, Blind Blak, Gabriel Brown, Cephas & Wiggins, Cortelia Clark, Jaybird Coleman, Reverend Gary Davis, Blind Boy Fuller, Frank Hovington, Peg Leg Howell, Bo Weavil Jackson, John Jackson, Luke Jordan, Charley Lincoln, Sara Martin, Brownie McGhee, Buddy Moss, Blind Willie McTell, Leslie T. Riddle, Alec Seward, Bumble Bee Slim, Baby Tate, Sonny Terry, Curley Weaver, Josh White, Ralph Willis


Punk Blues

Punk blues (ya da blues punk); punk rock ve blues'un rock müzik birleşimini gösterir. Bu türdeki grupların rolü, ilgili türlerin, ya da alt türlerin, çoğunlukla punk ve blues öğelerini birleştirmektir.


Rhythm and Blues

Rhythm and Blues (diğer adıyla R&B veya RnB), caz, rap , gospel ve blues karışımı, Afrika kökenli ABD'lilerin yaptığı müzik türüdür. İlk kez müzikal terim olarak 1949'da Jerry Wexler tarafından Billboard dergisinde kullanılmıştır. Özellikle 50'ler ve 60'lar boyunca klasik tarzda örneklerini vermeye başlayan R&B, dijital müziklerin yapılmaya başlandığı 70'lere kadar, caz müziği gibi hep bir salon müziği olarak tanınmıştır. "Rhythm and Blues" tanımı, caz veya blues gibi ögeler içermeyen, ve siyahilerin yaptığı müzik olarak tanıtılmıştır. Kısacası yavaş tempolu tüm siyahi müzikler, 70'lere kadar hep "Rhythm and Blues" olarak anılmıştır.
Alıntıdır : Vikipedia


Slide Guitar Blues Slide Guitar Blues, gitaristin gitarı parmağını saran bir silindirle (genellikle metal veya camdan üretilmiş), oldukça farklı bir ton elde ederek çalmasıyla oluşmuş türdür. genellikle resonator gitarlarla çalınmış olmasına rağmen çeşitli akustik ve elektro gitarlarda bu tarzda kullanılmıştır.slide gitar blues, mississippi delta bölgesinde doğmuş ve robert johnson gibi blues gitaristleri sayesinde popüler halle gelmiştir.elektrik slide gitar blues ise diğer elektrik blues tarzlarıyla birlikte afrika-amerikanların 40'larda kuzeye, Chicago'ya göçüyle gelişmiştir.



Soul Blues

Belkide blues un en modern formlarından biri olan soul-blues,zenci popüler müziğinin farklı ögelerini birbiri içinde eriterek kendine bir karışım yaratmıştır. geleneksel üsluptan farklı olarak hareket etmek isteyen sanatçılar, 50'lerin "rhythm & blues" ve 60'ların "the southern soul" stillerini yaratıcı yönden beğenilerine daha uygun bulmuşlardır. soul blues da bu iki tarzın en iyi ögelerini birleştirilmiş ve standart blues enstrümantasyonuyla harmanlanmıştır.



St. Louis Blues St. Louis Blues, jump Blues veya piano blues un bir varyasyonu olmaya meğillidir. bu türde sadece şarkıcı veya küçük jazz topluluklarıyla yada geniş gruplarla çalan bir piyanist bulunur. tarz country-blues a değer kazandıran yerel bir hisse sahiptir.



Swamp Blues

Swamp blues çok gelişmiş ve uzmanlaşmış bir blues türüdür. Aynı zamanda Louisiana blues türünden doğmuştur, ve funky ile laidback ritimleri de egemen olmuştur. Cajun müzik ya da siyah Creole zydeco müzikten etkilenilmiştir. Başlıca sanatçılar: Warren Storm, Guitar Junior, Slim Harpo, Silas Hogan, Joe Hudson, Arthur "Guitar" Kelly, Henry Gray, Lazy Lester, Clarence Edwards, Lightnin' Slim, Lonesome Sundown, Lil' Buck Sinegal, Kenny Neal, Tabby Thomas, Diablo Dimes, Katie Webster, Whispering Smith, Big Daddy Harry Hypolite, Selwyn Cooper, Carol Fran, Michael Juan Nunez, Roscoe Chenier, John Fogerty.


Texas Blues

Bu blues türü diğerlerine göre daha rahat ve daha hoş bir ritm özelliğine sahiptir.1920'lerin ortalarında ilk ortaya çıkışında kendine has ve diğer türlere göre daha az duygusal bir kalıba sahipti.Gelişiminin diğer kısmını ise 2. Dünya Savaşından sonra elektronik müzigin gelişimiyle yapmıştır.


West Coast Blues

Bu blues türü, caz ve jump blues'dan, piyanoya dayalı sounddan ve 1940'larda Kaliforniya'ya yerleşen Teksaslı bluescular tarafından yaratılan caz blues gitar sololarından etkilenerek oluşmuştur.


Bu türün en önemli müzisyeni, ilk kayıtlarını 1920'lerde yapan T-Bone Walker'dır. 1940'ların başlarında, Capital, Black & White, ve Imperial Records şirketleriyle kayıtlar yaptığı Los Angeles'a gitti. Walker, bluesda elektro gitarın kullanılmasında ve popülerleşmesinde çok önemli bir rol oynadı. 

 
http://www.istanblues.org

Facebookta Paylaş
 

Angora Sanat
ANGORA SANAT Türkiye'nin Kültür, Sanat ve Yaşam Portalı - Tüm Hakları Saklıdır © 2012
Web Tasarım Web Hosting Ankara : GLOBALNET