Menzil / Trajectory

Ertuğrul Ateş Resim Sergisi

Tarih: 24 Mayıs-24 Ağustos

Yer: M1886

Adres: Tepe Prime

Eskişehir Yolu 9.Km.A/4 Çankaya/ANKARA

 

Sarp Evliyagil, hafızasında bir yolculuğa çıktığında, ilk duraklardan biri, annesinin 70’li yılların başında Eşref Üren’den aldığı resim dersleri... Çokça yazılmıştır, Paris’ten, öğrencisi oldukları Fransız kübist André Lhote atölyesinin ışığını da alarak döndüklerine inanan Cumhuriyet’in yetenekli gençleri, Anadolu’nun çeşitli kentlerini bu meşale ile aydınlatmakla görevlendirilir. Kübizmin temelindeki rasyonellik, Cumhuriyet projesi için de vazgeçilmezdir. Bu inançla, gepegenç atandıkları ortaokul ve liselerin resim öğretmenliğinde otuz-kırk yıl direnir, yüzlerce öğrenci yetiştirirler. Eşref Üren de böylece Ankara Atatürk Lisesi’nde ders vermek üzere, Paris dönüşü, 1938’de demir attığı Ankara’da, 1984’te vefat edene kadar yaşar ve çalışır. Bu sırada, ışığından yalnızca okul öğrencileri değil, Cumhuriyet projesini bütünüyle benimsemiş yetişkin bireyler de beslenir. Baba Necdet Evliyagil şiirler yazarken, yaşamını kentsoylu görgüsüyle kuran Sevgi Evliyagil, Paris havasını solumuş bir ustanın elinden resim dersleri alır, fırça tutmayı, desen çizmeyi öğrenir.

Çocukların büyüyüşüne, serpilişine, yaşgünleri ve mezuniyetlerde önünde poz verilen Hikmet Onat tablosu tanıklık eder. Eşref Üren’den bir kuşak önce, bu sefer Meşrutiyet’in Fransa sevdasına kapılarak, yine burslu olarak Paris’te yetişen Hikmet Onat, dönüşünde Fernand Cormon atölyesinden edindiği empresyonizm tohumlarını da yanında taşır. Bu tohumlarla Türkiye’de gerçekleştirdiği sayısız peyzaj, büyüklü küçüklü pek çok evin duvarında Paris dairelerindeki Monet’nin, Pissaro’nun, Renoir’ın yerini tutar. Behruz Çinici tasarımı modern Gaziosmanpaşa evinin başköşesine yerleşen Evliyagil ailesi koleksiyonunun Onat’ı, ressamın en büyük tablolarından biri olarak bilinir. Amca Şevket Evliyagil, önemli günlerde, Sarp ve ağabeyini bu tablonun önüne geçirmeyi gelenek haline getirecek, sekiz, on, oniki, onbeş yaşlarında gittikçe daha net, daha renkli pozlarını kayıt edecek, fotoğraflar gümüş çerçeve içinde Onat tablosunun hemen yanındaki sehpada yerlerini alacaktır.

On dokuz yaşında Ajanstürk’e katılan Sarp Evliyagil’in ilk ciddi sorumluluğu 1993 yılında boşaltılan Kızılay’daki matbaa binasını elden geçirip kiraya vermektir. Binaya talip olan bir dershane, cephenin bütünüyle yıkılmasını şart koşar. Oysa 1963-64 yıllarında inşaa edilen binanın mimarı, Türkiye’nin ilk kadın mimarlarından Perran Doğancı, Şevket Bey’in köklü dostlukları sayesinde Neşet Günal ile tanışmış ve planda önemli değişiklikler yapmayı göze alarak Günal’ın cephe ile ilgili düşlerine yer açmıştır. Günal’ın tasarlayacağı dev ölçekli duvar panosu, aslen, 1930’lu yılların buhranından sanayileşmeye ve bu alandaki istisdama yüklenerek sıyrılmayı hedefleyen ve Amerika’dan Avrupa’ya yayılan ekonomik politikanın yansımasıdır. Bu politikanın en iddalı illüstratörleri Diego Rivera ve Fernand Léger olmalıdır. Fransa’da yaygın ve yerleşik olan sanat akımlarını Türkiye’ye tercüme etmek üzere devlet bursu ile Paris’e gönderilen son kuşak ‘misyoner’lerden olan Neşet Günal, André Lhote’un kübizmini fazla akademik bulan birkaç genç sanatçı ile birlikte bu akımın anahtarını Lhote’dan değil Léger’den devralmayı seçecektir. Böylece iki defa Paris’te öğrencilik yapan Günal’ın ikinci seyahati yaşamının oldukça geç bir aşamasında, 1963’tedir ve Paris’teki tüm zamanını vitray ve gobelin halı tekniklerine ayırır. Bu bağlam içinde değerlendirildiğinde, döner dönmez Ajanstürk için kolları sıvaması, esin kaynağının bir ideal Türk sanayii devrimi, soyutlaşmış bir Türkiye haritası içinde dönen çarklılar, işleyen makinalar olması ve renkli mozaiklerle iskele üzerinde bizzat çalışarak iki ayda kuracağı eserin olağanüstü büyüklüğü şaşırtıcı değildir.    

Sarp Evliyagil, kiracılara direnir, eserin tamamlanmasından tam otuz yıl sonra Neşet Günal’ı yeniden Ankara’ya davet eder, mozaiklerin yıkılması için değil, aksine temizlenerek yeniden ortaya çıkması için sanatçının önerileri doğrultusunda çalışır. Ancak, şirket içinde üstlendiği ilk sorumluluk böylece tamamlandığında, Ajanstürk’ün Kızılay binası baştan aşağı bir dershane olmaz. 1991-1992 yılları arasında New York’da uzun zaman geçiren Evliyagil, ünlü gece klubü Tunnel’dan esinlenerek, yirmi üç yaşında, bu bina içinde Ankara’nın belki de en avangard diskoteğini açar. İki yıl boyunca açık kalacak XS’in tüm mekanını ve grafiklerini tasarlayan Haluk Akakçe’dir.

Böylece kurulan ilişkinin, 1995 yılında Haluk Akakçe’nin Siyah-Beyaz’da açacağı ilk sergisine Sarp Evliyagil’in destek olması ile sonuçlanması önemlidir. Aradan geçen zamanda pekçok serginin muhtelif basılı malzemesine sponsor olan Ajanstürk bünyesinde bugün genç kuşaktan iki önemli sanatçının daimi atölyesi yer alır. Ayrıca, Evliyagil yalnızca genç sanatçılara destek olmaya değil, matbaanın ilişkilerinden yola çıkarak, eser toplamaya da aynı yıllarda başlar. 1992 yılında, kataloglarını Ajantürk’te yayımlayan Armoni’nin davetine yanıt verir, galeriye gider ve kendine bir Nuri Abaç seçer. Galeri Nev’in onbeşinci kuruluş yıldönümü vesilesi ile basılan ve çabucak tükenen “Müzekitap”ı yeniden basma fikri sayesinde Nev ve Nev’in temsil ettiği 1950 sonrası Türkiye’de modernizmin öncüleri ile tanışması, bu ilişkiler içinde koleksiyonu en çok şekillendiren olmalıdır.

Kızılay’daki ikonik Ajanstürk Matbaası’nın temel atma töreninden elli, evde resim dersleri alan bir anne figürünün belli belirsiz romantik hatırasından kırk, Hikmet Onat tablosu önünde papyonlu bir ergenlik fotoğrafından otuz, geç saatlerinde köprüsünden aşağı bedava içki kuponlarının yağdığı XS’te bir geceden yirmi, Mübin Orhon’un tek renkli soyutlarının engin bilmecelerine doğru cesaretle atılan bir ilk adımdan tam on yıl sonra, 2013’te açılan “Menzil”, yalnızca, Sarp Evliyagil’in sanat dünyası içindeki kendine mahsus öyküsü ve evrilişi içinde, soluklanmak üzere durduğu ve belki de bundan sonraki yolu daha hızlı almaya hazırlandığı bir an olarak görülmelidir...

Sanatçılar:

Murat Akagündüz
Haluk Akakçe
Valerio Adami
Ercan Akın
Hakkı Anlı
Fethi Arda
Ferruh Başağa
Bedri Baykam
Nejad Devrim
Osman Dinç
Abidin Dino
Erdal Duman
Fırat Engin
İnci Eviner
Mehmet Güleryüz
Ergin İnan
Mustafa Karasu
Şerif Karasu
Zeynep Kayan
Komet
Levent Morgök
Mübin Orhon
Kemal Önsoy
Ender Özer
Abdurrahman Öztoprak
Burcu Perçin
Seçkin Pirim
Necla Rüzgar
Kemal Seyhan
Tunca Subaşı
Mithat Şen
Evren Tekinoktay
Canan Tolon
Roland Topor
Seyhun Topuz
Utku Varlık
Ümmühan Yörük

 




Facebookta Paylaş
 

Angora Sanat
ANGORA SANAT Türkiye'nin Kültür, Sanat ve Yaşam Portalı - Tüm Hakları Saklıdır © 2012
Web Tasarım Web Hosting Ankara : GLOBALNET